menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran’ı da karıştırmak istiyorlar bu kez mesele Türkiye’dir

15 1
05.01.2026

Ortadoğu’da yaşananlar artık yoruma açık değildir.
Bir ülkede sokaklar aynı anda hareketleniyor, ekonomi bir gecede çöküyor, medya tek ağızdan konuşuyorsa; orada spontane bir halk hareketi değil, planlı bir müdahale vardır.

Bugün İran’da yaşananlar tam olarak budur.

Üstelik bu kez maske düşmüştür.
ABD Başkanı Trump’ın, “Protestocular öldürülürse vururuz” sözleri, yıllardır gizlenmeye çalışılan gerçeğin açık itirafıdır:
ABD için mesele ne demokrasi ne insan haklarıdır; mesele itaat etmeyen devletlerdir.

Bir ülkenin içindeki sokak olaylarını gerekçe gösterip açık askerî tehdit savurmak, uluslararası hukukun değil; emperyal küstahlığın dilidir.
ABD bir yandan “halkın yanındayız” derken, diğer yandan o halkın yaşadığı ülkeye füze tehdidi savuruyorsa, burada savunulan şey halk değil, haritadır.

Evet, İran’da yoksulluk vardır.
Evet, halkın itirazları gerçektir.
Ama asıl mesele şudur:
Bu itirazlar kimin planına hizmet etmektedir?

Suriye’de de böyle başlamadı mı?

Önce ekonomik boğma…
Sonra sokakların kaşınması…
Ardından “özgürlük” ve “demokrasi” manşetleri…
Ve sonunda: yıkım, bölünme, işgal edilmiş bir coğrafya.

Bugün İran için kullanılan dil, dün Irak ve Suriye için kullanıldı.
Aynı merkezler, aynı kavramlar, aynı vaatler…

Ortada yıllardır adım adım ilerleyen bir proje vardır:
Dört ayaklı Büyük Kürdistan projesi.
Bu proje,........

© Milli Gazete