menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cumhurbaşkanımızı hedef alan Yunan gazeteci haddini aşmıştır

16 4
07.01.2026

Bugün yaşananlar, merhum Necmettin Erbakan Hocamızın yıllar önce neden ısrarla D-8’i kurduğunu bir kez daha göstermektedir. D-8, yalnızca ekonomik bir iş birliği projesi değil; gücün hukuku dayattığı bir dünyaya karşı, adalete, egemenliğe ve eşitliğe dayalı alternatif bir uluslararası duruşun adıdır. Erbakan Hoca, Batı merkezli düzenin hukuku kendi çıkarına göre eğip büktüğünü o gün görmüş ve “başka bir dünya mümkündür” diyerek D-8’i inşa etmiştir.

Bugün Milli Görüş’ü temsil eden Saadet Partisi’nin D-8 vurgusunu ısrarla canlı tutması da tesadüf değildir. Çünkü yaşanan küresel hukuksuzluklar, D-8’in bir nostalji değil; bir zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası hukukun askıya alındığı, devlet başkanlarının kaçırılabildiği, egemenliğin hiçe sayılabildiği bir dünyada; D-8 gibi adaleti merkeze alan birlikteliklere her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.

Tam da bu noktada D-8’in neden hayati olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Çünkü D-8, gücün hukuku ezdiği, zorbalığın “uluslararası düzen” diye pazarlandığı bir dünyaya karşı kurulmuş toplu bir itirazdır. Bugün küresel sistem, adaleti değil; gücü, hukuku değil; çıkarı esas almaktadır. Güçlü olanın hesap vermediği, zayıf olanın ise her türlü zorbalığa açık hâle getirildiği bu düzen, Erbakan Hocamızın yıllar önce işaret ettiği tehlikenin vücut bulmuş hâlidir.

ABD’nin emperyalist bir haydutlukla Venezuela’ya saldırarak Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırması, yalnızca bir ülkeye yapılmış askeri bir operasyon değildir. Bu hadise, uluslararası hukukun fiilen askıya alındığının ve “gücün hukuku”nun dayatıldığının açık ilanıdır. Daha da vahimi, bu haydutluğun küresel ölçekte........

© Milli Gazete