menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dedikodu Derneği

12 0
25.06.2026

Kim kurdu ne zaman kuruldu bilinmez. Kim yürüttü, kim büyüttü bilinmez. Bilinen bir şey varsa, o da üyesinin çok olduğudur. Dedikodu günah değil mi? Sofiler yapınca, dernek adamları yapınca, bizim saliha kızlarımız yapınca hüküm kalkıyor zannedersem… O yüzden bu derneğin müntesipleri genelde Müslümanlar… Hatta Pro Müslümanlar… Sorsan sıradan Müslümanlardan, üç beş kat daha üst mertebedeler öte tarafta… Hammışlar… Ermişler… Olmuşlar… Pişmişler… Yanmışlar… Bu âlemden dahi değillermiş… Tek kabahatleri varmış ama… O bile hak için… Sorun bile sayılmaz aslında… Dillere destan tutamadıkları kopasıca dilleri… Peki, ne oldu bize?

Vakıflarımız çoğaldı. Derneklerimiz gırla… Camilerimizi söylemiyorum bile… Ama birbirimizi Allah için sevmeyi bıraktık. Çünkü tüm kurumlarımızı birer menfaat aracı haline getirdik. Her ne yaptıysak “desinler” diye yaptık. Takdir etsinler. Övsünler. Çalışkanlığımızdan dolayı makam, mevki versinler. Sözümüzün bir hükmü olsun. Adam yerine koysunlar. Dünya kurtarılacaksa bizim dediğimiz şekilde kurtarılsın diye yaptık. Önemli olan, olmayı arzuladık… Narsisizmin sofi hali… Enaniyet… Kibir… Hırs… Sonra ne mi oldu? Dünya ile olan bağımızı kesmesi gereken derneklerimiz, birer puta dönüştü… Bize ait… Bizi........

© Milli Gazete