menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İsrail Siyonizminin Hedefi İran Değil İslam

25 0
08.03.2026

Her Ramazan’da İslam ülkelerine saldıran İsrail, suç ortağı ABD ile birlikte bugünlerde yine Müslüman kanı döküyor. Azgın ikili, İslam dünyasını kaosa sürüklenmeye çalışılıyor.

Bazı safdiller “ABD, mübarek Ramazan’da İran’a savaş açıp da İslam dünyasını küstürmek istemez.” kehanetinde bulunduysa da gerçek böyle olmadı. Her sene Ramazan ayında Filistin topraklarına ve diğer İslam ülkelerine hayâsızca saldırmayı alışkanlık hâline getiren kanlı Siyonist İsrail terör örgütü, bu sefer ipini elinde tuttuğu ABD’yi de bu cinayetine ortak etti. Gazze’de 75 bin masumun katili olan ‘devlet’ görünümle bu iki şeytani güç, şimdi de İran ve Lübnan’ı gece gündüz bombalıyorlar. Sivil alanlara hücum ediyorlar. Camileri, okulları hedef seçip 2 milyarlık İslam dünyasına meydan okuyorlar. İlkokulda 165 yüzlerce masum kız çocuğunu katleden sapık adam Trump, utanmadan milyonlarca Kızılderili ve Zenci’nin katledildiği kirli topraklarında ahlaksız din adamlarına günah çıkartıyor. Dünyayı ateşe vermekten zerre kadar çekinmeyen haydutlar, insanlığın nefret oklarını üzerlerine çekseler de soykırımlarına devam ediyorlar.

Sicili bozuk olan ABD, dünyanın küstah kovboyu olmayı sürdürüyor. Dilediği ülkeye girebileceğini ve istediği yönetimi seçebileceğini düşünüyor. Ancak ben dünyada ABD ve İsrail’e karşı bir dip dalga oluşmaya başladığını düşünüyorum. Başta İslam dünyası olmak üzere bütün hür ülkelerde saldırgan ikiliye yükselen bir öfke var. Bunun öncülüğünü yapan ülkelerden biri de İspanya! Sadece bu ülke değil, huzurları bozulan Körfez ülkeleri de, katil ve hırsız İsrail’i her halükârda destekleyen ABD’ye diş biliyor. Ülkelerin tabanlarında başlayan bu itirazın yükseleceğini ve bu iki vicdansız saldırgana haddini bildireceğine inanıyorum. Emperyalist ABD, bugün İsrail terör örgütünü cansiperane destekliyor. Daha önce PKK, DAEŞ ve FETÖ’yü de destekledi. Bu azman ülke, barış, huzur ve insanlık düşmanıdır. Ancak bu gidişat onlar için iyi değil. Bir zamanlar Vietnam, Irak ve Afganistan’ı işgal ederek savaş suçu işleyen Amerikalılar yine mağlup olacak. Siyonizm muhakkak yenilecek. ABD’de Trump’a büyük kızgınlık var. Ben bu sömürgeci ülkenin Sovyetler Birliği gibi parçalanacağına inanıyorum, İsrail de işgal ettiği topraklarda tutunamayacak. Telaviv’de sirenler asla susmayacak. Tek kurtuluş yolları olan “İslam Birliği” anlayışına bağlanacak olan Müslümanlar bu kanlı uru topraklarından söküp atacaklardır. Türkiye’deki büyük İslam âlimleri, asırlardır İttihad-ı İslam’ı, tek çözüm yolu olarak görmüş, göstermişlerdir. İslam dünyası eninde sonunda bu noktaya gelecek ondan sonra düşmanları olan kâfirlerle gerçek cihada gireceklerdir. Bölgede akl-ı selim sahibi olan büyük ülke Türkiye’nin sağduyusuna, vicdanına, önderliğine ihtiyaç büyük.

GÜNDELİK HAYATIN SAHNESİ

Değerli yazar Fatma Barbarosoğlu’nun Gündelik Hayatın Sahnesi (Ânın Kelimelerle Kaydı) isimli eseri Profil Kitap’tan çıktı. Önsözde, yazarlara düşen görev şu satırlarla ifade ediliyor: “Gezegenin, kalbi olanlar coğrafyasında meskûn vatandaşları olarak, insanın biricik olma özelliğini sonuna kadar savunmak üzere sözü söze eklemekle yükümlüyüz. Acımızı, kederimizi, neşemizi, hayat tecrübemizi dile getirmek için közü söndürmeden, sözü döndürmeden, yaşanmış olanın kaydını tutmaya devam etmeliyiz, tıpkı bizden evvelkilerin yaptığı gibi.”

Denemeler okuru düşünmeye zorluyor, can alıcı sorular soruluyor, satır aralarında farklı ufuklara yolculuklar yapılıyor. İşte o yazılardan bazılarının başlıkları: “Akraba Düğünü Değil Akran Düğümü”, “Eski Çocuklar Yeni Çocuklara Bir Şey Anlatamıyorsa Suç Kimin?”, “Doğru ile Yanlışın Sınırını Belirsizleştiren Hak”, “Yeni Nesil Patron Anneler”, “21. Yüzyılı Kim Temsil Ediyor?........

© Milat