menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kanlı krampon

15 0
09.01.2026

Futbol sahalarında çim kokusu bazen toprak kokusuna karışır. Tribünlerin o coşkulu uğultusu bıçak gibi kesilir, yerini tekinsiz bir bekleyişe bırakır.

Aaron Ramsey... Kariyerinin o en şaşaalı yıllarında kramponlarını bağlayıp sahaya çıktığında, dünya üzerindeki bazı "kudretli" adamların eceli de o kramponun bağcıklarında düğümleniyordu sanki.

Hatırlayın o günleri. Arsenal forması giyiyordu. Londra’nın o gri, kasvetli havasında Ramsey ceza sahasına süzüldü ve Manchester United ağlarını havalandırdı. Tribünler yıkılıyordu, spikerler gol diye haykırıyordu.

Ama ertesi sabah dünya bambaşka, soğuk bir haberle uyandı: Usame Bin Ladin öldürülmüştü.

"Tesadüf" dedik, düşündücüydü dedik, geçtik.

Henüz o şokun artçısı bitmemişti ki, Ramsey Tottenham deplasmanında yine sahneye çıktı. Topu köşeye bıraktı, gol sevincini yaşadı. Tam üç gün sonra, teknoloji dünyasının dahi çocuğu Steve Jobs, pankreas kanserine yenik düştü.

Sonra Kaddafi, sonra Whitney Houston, sonra Hızlı ve Öfkeli’nin yıldızı Paul Walker... Liste o kadar uzadı, o kadar ürkütücü bir hal aldı ki; Ramsey gol atınca rakip taraftar üzülüyor, dünya liderleri ise "Acaba sıra bende mi?" diye sabahki gazeteleri korkuyla bekliyordu.

Galli oyuncunun sol........

© Milat