menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Pınar Gayıp hâkim karşısında: “İtirafçılar üzerinden gazeteciler hizaya sokulmaya çalışılıyor”

26 0
14.09.2026

Son güncelleme: 14 Eylül 2026 -

Pınar Gayıp hâkim karşısında: “İtirafçılar üzerinden gazeteciler hizaya sokulmaya çalışılıyor”

14 Eylül 2026 Pazartesi

Tercih edilen kaynak olarak ekle

İSTANBUL (Medyascope) – Gazeteci Pınar Gayıp, tutuklandıktan yedi ay sonra hâkim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan Gayıp, “Bugün çocuk istismarcısının beyanlarıyla buradayım ve bu yüzden gazeteciliğimi anlatıyorum. İtirafçılar üzerinden gazeteciler hizaya sokulmaya çalışılıyor” dedi.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) ve kurumlarına yönelik 22 kentte, “MLKP silahlı terör örgütü” iddiasıyla yapılan operasyonda, 5 Şubat’ta tutuklanan Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanı gazeteci Pınar Gayıp, yedi ay sonra hâkim karşısına çıktı.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmayı, avukatlar, gazeteciler ve izleyiciler takip etti. Tutuklu bulunduğu Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden getirilen Pınar Gayıp, duruşma salonunda hazır bulundu.

“Gazetecilik yapmak ateşten bir gömlek”

Punto24 Dava Takip’in duruşma salonundan aktardıklarına göre, Pınar Gayıp savunmasında, “Gazetecilik yapmak ateşten bir gömlek. 90’lı yılların karanlığında Hrant Dink, Uğur Mumcu ve Musa Anter gibi gazeteciler katledildi. Daha yakın bir zamanda gazeteciler Cihan Bilgin ve Nazım Daştan katledildi. Onların hakikat arayışı bize yol gösterdi. Bizden susmamız isteniyor, susmadığım için yargılanıyorum. Çocuk istismarı, LGBTİ bireylere ve emekçilere yönelik saldırıları haberleştirdiğim için yargılanıyorum” dedi.

Tutuklu gazeteci Pınar Gayıp hakkında 5 ay sonra iddianame: Emine Ocak’ın cenazesine katılması “suç” sayıldı

Tutuklu gazeteci Pınar Gayıp’a yapılan suçlamalar: 100 TL’yi kimin talimatıyla gönderdin, Emine Ocak’ın cenazesine neden katıldın?

ESP operasyonunda 47 tutuklama: MESEM eylemi, Suruç anması ve 100 TL’lik para gönderimi “terör” faaliyeti sayıldı

“Yıllardır oturduğum adres bellidir. Ev baskını sırasında yaşadığım mahalle ve binada neredeyse OHAL ilan edildi” diyen Gayıp, “Evimin hücre evi olduğu iddia edildi. Kadın polisler beni tamamen çıplak bırakarak izlemek istediler. Benimle birlikte tuvalete girdiler. Savcı yüzü görmeden tutuklandım. Mahkeme de bir-iki dakika sürdü, hızla tutuklandım. Yedi aydır aylık tutukluluk incelemelerinde neyle suçlandığımı anlamak için bekliyorum” ifadelerini kullandı.

“Çocuk istismarcılarının beyanlarıyla buradayım”

İddianamesinin tutukluluğunun dördüncü ayında yazılmasına tepki gösteren Gayıp, şunları söyledi:

“Aylar sonra beş buçuk sayfalık bir iddianame hazırlandı itirafçı beyanlarından oluşan. Bu beyanlara tek tek girmeyeceğim ama hepsi benim gazeteciliğimi ihbar etmişler. Mustafa Bozali isimli ihbarcının beyanlarına yanıt vermek istiyorum. Kendisini tanımam, o beni tanıyormuş, bu da normal çünkü gazeteciyim. Bu kişi çocuk istismarı suçundan partiden atılmış, yurtdışında çetelerle işbirliği yapıp Türkiye’ye dönmüş ve şu anda da tutuklu. Bugün çocuk istismarcısının beyanlarıyla buradayım ve bu yüzden gazeteciliğimi anlatıyorum. İtirafçılar üzerinden gazeteciler hizaya sokulmaya çalışılıyor. Bunun en bariz örneği İBB davasıdır. Benim dosyamda da 10 tane itirafçı var. Diğer dokuz itirafçı da benim ETHA’da çalıştığımı söylemiş. Ben 10 yıldır ETHA’da çalışıyorum ve yargılandığım davalarda bu ajansta çalıştığımı ispat etmeye çalışıyorum.” googletag.cmd.push(function() { googletag.display('inline_ad'); });

“Aylar sonra beş buçuk sayfalık bir iddianame hazırlandı itirafçı beyanlarından oluşan. Bu beyanlara tek tek girmeyeceğim ama hepsi benim gazeteciliğimi ihbar etmişler. Mustafa Bozali isimli ihbarcının beyanlarına yanıt vermek istiyorum. Kendisini tanımam, o beni tanıyormuş, bu da normal çünkü gazeteciyim. Bu kişi çocuk istismarı suçundan partiden atılmış, yurtdışında çetelerle işbirliği yapıp Türkiye’ye dönmüş ve şu anda da tutuklu. Bugün çocuk istismarcısının beyanlarıyla buradayım ve bu yüzden gazeteciliğimi anlatıyorum. İtirafçılar üzerinden gazeteciler hizaya sokulmaya çalışılıyor. Bunun en bariz örneği İBB davasıdır. Benim dosyamda da 10 tane itirafçı var. Diğer dokuz itirafçı da benim ETHA’da çalıştığımı söylemiş. Ben 10 yıldır ETHA’da çalışıyorum ve yargılandığım davalarda bu ajansta çalıştığımı ispat etmeye çalışıyorum.”

Pınar Gayıp’ın savunmasından sonra cezaevinde bulunan Arda isimli bir tanık SEGBİS aracılığıyla ifade verdi. Tanık, Gayıp’ın ETHA’da çalıştığını, en son 12 Mart katliamı anmasında fotoğraf çekerken gördüğünü söyledi.

Daha sonra Mustafa Tezel isimli bir tanık duruşma salonunda ifade verdi. Tezel, Gayıp’ı tanımadığını, hayatında ilk defa gördüğünü, dosyada olan beyanının da kendisine ait olmadığını söyledi.

Tezel’den sonra SEGBİS aracılığıyla “Berfin” takma isimli gizli tanık ifade verdi. Gizli tanık Gayıp’ı 2015-2017 yılları arasında İstanbul’da faaliyet yürüttüğü sırada tanıdığını söyledi. Gayıp’ın o dönemde ETHA’da görev yaptığını, ESP’nin eylem ve etkinliklerinde gördüğünü söyledi. Gayıp’ın gazetecilik yaptığını söyleyen tanık, Gayıp’ı 2016’da kadınlara yönelik ideolojik eğitimde gördüğünü söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, Pınar Gayıp’ın “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması talep edilmişti.

İddianamenin girişinde, Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist’in (TKP/ML) tanımı yapılmıştı. Devamında, Pınar Gayıp’ın hakkında etkin pişmanlık kapsamında verilen 10 farklı ifade olduğu belirtildi ve gizli tanık ifadelerine de yer verilmişti.

İddianamede, “M1L1T2P5Z3” adlı gizli tanığın, “ETHA’da muhabir olarak çalışır”, etkin pişmanlıkçıların, “ETHA’ya haber gönderirdi”, “ETHA ve Atılım Gazetesi çalışmalarında sorumlu olarak yer alırdı”, “ETHA içerisinde faaliyet yürüttüğünü bilirim” ifadeleri gazeteci Gayıp hakkındaki suçlamaya gerekçe gösterilmişti.

Savcılık, Pınar Gayıp’ın, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın sembol isimlerinden, 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’na ilk çıkan annelerden biri olan Emine Ocak’ın, 24 Temmuz 2025’teki cenaze törenini takip etmesini “suç” saymıştı.

İddianamede ayrıca, Gayıp’ın sosyal medya paylaşımlarında “örgütsel içerikli paylaşımlar yaptığı” ifade edildi. Ancak hangi paylaşımın ne şekilde örgütsel içerik olduğunun tespitine yer verilmedi.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) ve kurumlarına yönelik 3 Şubat’ta 22 kentte, “MLKP silahlı terör örgütü” iddiasıyla operasyon yapıldı. ESP ile Sosyalist Kadın Meclisi (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Etkin Haber Ajansı (ETHA), DİSK/Limter-İş, Polen Ekoloji ve BEKSAV’a, da aynı gün operasyon........

© Medyascope