menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kalınlaşan zırhlar, heder dostluklar

19 0
13.08.2026

İnsan yaş aldıkça iç dünyasında sessiz, gösterişsiz ama bir o kadar da derin bir dönüşüm gerçekleşiyor. Çevremizdeki kalabalıklar artıyor, telefon rehberleri şişiyor, kartvizitler ve yüzeysel "nasılsın"lar çoğalıyor; fakat sıra gerçekten içimizi dökeceğimiz, kırılganlığımızı saklamadan masaya koyacağımız bir dostluğa geldiğinde etrafımızı derin bir sessizlik kaplıyor. Barış Bıçakçı’nın kitap isminde mülhem, “herkes herkesle dostmuş gibi” ama gerçek öyle değil. Yıllar geçtikçe insan biriktirmek kolaylaşıyor da, o insanların arasında "evimizde" hissetmek neredeyse imkânsız hale geliyor. (Ev mevzusuna girmeyeceğim, buraya sığacak gibi değil, sadece bizler eve sığınabiliyoruz)

Peki neden büyüdükçe yeni dostlar edinmek bu kadar zorlaşıyor?

Modern insan için tecrübe kazanmak en çok canının neresinden yanacağını öğrenmesiyle ilgili. Yıllar boyunca topladığımız incinmişlikler, hayal kırıklıkları hayatta kalma arzusuyla, ‘sakın canımı yakma’ serzenişiyle birleşip ruhumuzun etrafına kalın zırhlar örmemize neden oluyor. Kendimizi korumak adına kalbimizin kapılarına sürgüler vuruyoruz. Kırılmaktan, yanlış anlaşılmaktan, savunmasız görünmekten o kadar korkuyoruz ki, kimsenin o zırhları delmesine izin vermiyoruz. Ancak; hakiki bir dostluk tam da o zırhları çıkardığımız, kendimizi "olduğumuz gibi", tüm çıplaklığımız ve kusurlarımızla karşı tarafa açabildiğimiz o tekinsiz ama büyülü alanda filizlenir. Sıfır riskte dostluk........

© Karar