GİDENİN ARDINDAN KONUŞMAK…
“Gidenin ve ölünün arkasından konuşmak pek adetten değildir” derler. Doğrudur.
Lakin geleni bilgilendirmek de bir o kadar kıymetlidir.
Daha önce birkaç kez de yazmıştım. Vakfıkebir’in eski kaymakamı Hacı Arslan Uzan’ın yaptığı uygulamalar ve tasarruflarla ilgili kaleme aldığım yazılardan sonra, deyim yerindeyse “bir dokun bin ah işit” misali; telefonla, mesajla çok sayıda geri dönüş aldım. Bu eleştirilerden bazılarını kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
En büyük eleştirilerin başında, tamamen siyasetin yörüngesine girilmiş olması geliyor. İddialara göre, kararlar siyasetçilerin istediği doğrultuda alınıyor; hangi dairede siyasete yakın bir memur, amir ya da idareci varsa, atamalar da o referanslarla gerçekleşiyordu.
Personelin mevcut pozisyonu yeterli olmadığında ise çözüm basitti: Vekâleten atama.
Süreç içinde sınavlar, prosedürler, detaylar oluşturuluyor; sonuçta asıl atama yapılıyordu.
Liyakat, hakkaniyet, usul, hak… Bunların hiçbirinin önemli olmadığı; önemli olanın sadece siyasetin talebi olduğu yönünde ciddi bir kanaat oluşmuş durumda. Kaymakam Bey de koltuğunu sağlama alarak görevine devam ediyordu.
Siyasete verilen destek, haliyle kendisine geniş bir insiyatif alanı da açmıştı. Bu da zaman zaman keyfi tutumların rahatlıkla........
