menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Modern Hicaz Demiryolu ve Ankara’nın Jeostratejik Hamlesi

14 0
04.06.2026

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun son günlerde yaptığı açıklama, yüzeysel bir okumaya izin vermiyor. Teknik bir altyapı projesi ilanı olarak aktarılan bu açıklama, aslında Orta Doğu’nun siyasi anatomisini, ittifak geometrilerini ve küresel ticaret dengelerini yeniden biçimlendirme potansiyeli taşıyan jeopolitik bir kırılmanın habercisidir. Bakan’ın “Modern Hicaz Demiryolu için ilk etapta Türkiye’den Halep’e bir hat bağlayacağız; nihai hedefimiz bu hattı Umman’a kadar uzatarak okyanusa bağlanmak ve Hürmüz Boğazı’na alternatif oluşturmak” sözleri, salt bir ulaşım vizyonunun ötesinde tarihsel bir süreklilik iddiasını da içeriyor. Sultan II. Abdülhamid’in 20. Yüzyılın eşiğinde hayata geçirip küresel güçlerin koordineli sabotajıyla yarım bıraktığı o büyük rüya, şimdi 21. Yüzyılın stratejik dilini konuşarak yeniden ayağa kalkıyor.

Projenin teknik rotası ortada: Türkiye, Suriye ve Ürdün üzerinden Suudi Arabistan’a, oradan Umman aracılığıyla Hint Okyanusu’na uzanan bir kara koridoru. Ancak bu hattın gerçek değeri rayların döşeneceği coğrafyada değil, bypass etmeyi hedeflediği deniz boğazlarının jeopolitik ağırlığında gizli. Hürmüz Boğazı, dünya petrol trafiğinin yaklaşık yüzde otuzunun geçtiği bir damar olmakla birlikte, İran-Batı geriliminin, bölgesel askerî rekabetlerin ve asimetrik deniz tehditlerinin kronik olarak tetiklediği bir kriz odağıdır. Bâbü’l-Mendeb ise Yemen’in parçalanmışlığı ve Husilerin deniz kuvvetleri kapasitesi........

© İstiklal