menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müzeyyen Teyze

55 0
31.05.2026

Bir ömür… Sessizce, kimse duymadan da tükenebiliyormuş… Daha yolun başında gelen bir imtihan… Bir kaza… Bir anda yatağa mahkûm kalan bir hayat… Ve o hayatın başucunda duran bir başka hayat… Müzeyyen Teyze’nin hayatı. O gün aslında iki kişi sustu… Biri bedeniyle… Diğeri hayalleriyle… Gitmek kolaydı. Herkes giderdi. Herkes kendine bir gerekçe bulurdu. Ama Müzeyyen Teyze kalmayı seçti. Ne büyük sözler söyledi… Ne kendini anlattı… Ne de birilerine derdini döktü… Sadece kaldı. Tam 45 yıl… Aynı odada… Aynı yatağın başında… Aynı sessizliğin içinde… Zaman aktı… Mevsimler değişti… İnsanlar geldi geçti… Ama Müzeyyen Teyze’nin yeri hiç değişmedi. Gençliğine eyvallah dedi… Hayallerine eyvallah… Gezemediği yollara, yaşayamadığı günlere eyvallah… İçinde kalan ne varsa… Sessizce kalbine gömdü. Kimse sormadı: “Müzeyyen Teyze sen nasılsın?” “Sen ne hissediyorsun?” “Sen neyi özledin?” Ama o, bunların hiçbirini mesele etmedi. Şikâyet etmedi. İsyan etmedi. Sadece sabretti. Her gün yeniden başladı aynı yerden… Aynı bakışla… Aynı dikkatle… Aynı merhametle… Her gecesinde bir dua vardı… “Ya Rabbi… burada çektirdin… ne olur orada çektirme…” Belki kimse görmedi Müzeyyen Teyze’nin gözyaşını… Belki kimse duymadı içindeki sızıyı… Ama o, her şeye rağmen kırılmadı.........

© İnsaniyet