menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Verinin Aleniyeti ve Merak Saiki Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme ve Yayma Suçunun Oluşmasına Engel Olur mu?

40 0
27.04.2026

Öncelikle belirtmeliyiz ki; kişisel verinin tanımı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136’da yer alan seçimlik hareketlerin kapsamı, gizli veya kısıtlı olmayan sosyal medya hesaplarından elde edilen verilerinin paylaşılmasının ve kamu görevlisinin kendisine verilen sistemden kişisel verileri sorgulamasının TCK m.136’da yer alan suçu oluşturup oluşturmadığı konularını, “Herkese Açık Olan Sosyal Medya Hesabından Elde Edilen Verinin Paylaşılması Suç Oluşturur mu?[1]” ve “Kişisel Paylaşım Sistemi Üzerinden Sorgu Yapmak Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme Suçunu Oluşturur mu?[2]” başlıklı yazılarımızda kaleme almıştık.

Bu yazımızda ise; ilgili herkesin ulaşabildiği, aleni olan kişisel verinin elde edilmesinin ve kamu görevlisinin merak saiki ile bir kişinin kişisel verilerini elde etmesinin TCK m.136’da yer alan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilecektir.

TCK m.136’da düzenlenen suçun konusu kişisel veridir. Kişisel veri; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı m.3/1-d’de, “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmıştır.

TDK’ya göre yakalamayı, sahibi olmayı, gizlenmek istenen bir şeyi elde etmeyi ifade eden “ele geçirme”[3]; kişisel verinin üzerindeki tasarruf yetkisine son verilerek kendi tasarruf yetkisinin kurulması, ele geçirme fiili olarak kabul edilmelidir. Ele geçirme fiilinde, verme ve yayma fiillerinden farklı olarak kişisel verinin bir başkasına aktarılması sözkonusu değildir[4]. Failin kişisel veriyi kendi tasarruf alanına geçirmesi yeterlidir. TCK m.136’da düzenlenen suçun oluşması için genel kast yeterlidir. Kanun koyucu suçların işlenmesi bakımından failin saikine önem vermemiş, dolayısıyla manevi unsurda özel kastı aramamıştır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.6/1’de tanımlanan özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi kural olarak yasaktır. Bununla birlikte; ilgilinin açık rızasının bulunduğu veya ilgili kişinin alenileştirdiği kişisel verilere ilişkin ve alenileştirme iradesine uygun olduğu hallerde, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi mümkün hale gelmektedir (m.6/3-a,ç). Görüldüğü üzere kişinin kişisel veriyi alenileştirilmesi, kişisel verinin işlenmesi için hukuka uygunluk sebebidir. Alenileştirme, verinin kişisel veri sayılmasına engel teşkil etmez. Ancak işleme, alenileştirme amacına uygun olmalıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 12.05.2025 tarihli, 2023/2695 E. ve 2025/4315 K. sayılı kararında; katılanların herkese açık olan sosyal medya hesabında paylaştıkları fotoğrafı kendi hesabında paylaşan sanığın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu işlediği kabul edilmiştir. Dolayısıyla, kişinin alenileştirdiği kişisel veri de suçun konusu olabilmektedir.

Örneğin; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.1020/1’de tapu sicilinin herkese açık olduğu belirtilmekle birlikte, 1020. maddenin 2. fıkrası bu açıklığı sınırlamıştır. TMK m.1020/1’de “Tapu sicili herkese açıktır.” yer verilmişken; hemen 2. fıkrasında “İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir.” hükmüyle, ilgisini inanılır kılanlara tapu sicilinin açık olduğu ifade edilerek, tapu sicilinin aleniyetine sınır getirilmiştir.

Tapuda taşınmaza dair bilgiyi elde etmede, “ilgili” sıfatını ispat eden kişilere tapu sicilinde kayıtlı bilgiler açıktır. Örneğin; müvekkili için açacağı davada avukat, müvekkilini ilgilendiren taşınmaz bilgilerine, bu sıfatını ispat ederek erişebilir. Tapu sicili bilgilerine erişmede ilgisini ispat edememiş, m.1020/2’nin ifadesiyle inanılır kılamayanlara tapu sicili bilgileri kapalıdır. Maddede geçen “herkes” ifadesi, “ilgisini inanılır kılan/ispat eden herkes” olarak anlaşılmalıdır. Bilgiye erişmede ilgisini ispat edememiş/ilgisi olmayan kişilerin, tapu sicili bilgilerine erişmesi hukuka aykırıdır. Çünkü bir kişinin kişisel verilere ulaşmasını mümkün kılan amaç neyse, kişisel verilere sadece bu amaç doğrultusunda erişim sağlanabilir.

Aleni bir verinin suça konu olup olmayacağı tartışmasının yanında, kamu görevlisinin; erişim izninin bulunduğu sisteme girerek, kişisel verilere bakması ve bunları öğrenmesi, kişisel verilerin bulunduğu sisteme erişim imkanının bulunmasının, suçun oluşmasına engel teşkil edip etmeyeceği ve burada sırf bakmak, görmek veya öğrenmek ve bu yolla merak gidermek saikinin de kişisel verilerin ihlali suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışmalıdır.

Ülkemizde kamu görevlilerine; doğrudan kişisel veriler teslim edilmeyip, sadece bu kişisel verilere yasal sınırlar dahilinde ve ilgisi derecesinde erişebilme imkanı sağlayan sistemin şifresi verilmektedir. Kamu görevlisi, ancak görevden kaynaklanan yetkinin kullanılması amacına yönelik işlem yapabilmesi için bu kişisel verilere erişim sağlanabilir.

Anayasa Mahkemesi’nin 16.12.2021 tarihli, 2020/77 E. ve 2021/93 K. sayılı kararında; “Toplumda asayiş ve güvenliği sağlamakla görevli olan kolluk teşkilatının bu görevin yerine getirilmesi........

© Hukuki Haber