menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fiyatları Etkileme Suçunun Diğer Bazı Suçlarla Mukayesesi

38 0
23.09.2026

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.237’e göre; “(1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir.

(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza yarısı oranında artırılır.

(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca yarısı oranında artırılır”.

İlk olarak belirtmeliyiz ki; yukarıda yer verdiğimiz fiyatları etkileme suçunu düzenleyen TCK m.237, 23.06.2022 kabul tarihli, 7413 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 19. maddesi ile değişikliğe uğramış, bu değişiklikle birlikte maddenin her üç fıkrası bakımından da cezaların artırılması öngörülmüştür[1]. Yine aynı Kanunun 22. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirtildiği üzere; cezaların artırılmasına ilişkin değişiklik 01.01.2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, değişiklik fail aleyhine bir değişiklik olduğundan, ancak bu tarihten sonra işlenecek olan fiyatları etkileme suçlarına uygulanabilecektir. 01.01.2023 tarihinden önce gerçekleştirilen fiyatları etkileme suçları bakımından ise; değişiklik öncesi cezaların tatbiki, maddi ceza hukukunda geçerli olan “aleyhe kanunun geriye yürümesi yasağı” ilkesi gereğince zorunludur.

Fiyatları etkileme suçu ile ilgili değerlendirmemiz;

Fiyatları etkileme suçunun; Türk Ceza Kanunu’nun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmında yer alan “Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar” başlıklı dokuzuncu bölüm altında TCK m.237’de yer aldığı, bu suçla korunan hukuki yararın serbest piyasa düzeni ve dolayısıyla toplum olduğu, TCK m.237/1’de suçun unsurlarının ortaya koyulduğu, kusurun kast olarak gösterildiği, dolayısıyla suçun taksirle işlenmesi olanağının bulunmadığı, kast bakımından da özel kasta, yani amaca ve saike önem verildiği, bu suçun olası, yani muhtemel kastla işlenemeyeceği, kanun koyucunun failin özel maksadını aradığı,

İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesine, yani sadece fahiş fiyata yol açacak değil, tersine piyasa düzenini bozacak şekilde ürünlerin fiyatlarında eksilmeye yol açabilecek şekilde ve bu maksatla yalan haber veya ilgiyle karşılanan söylenti yayan veya sair hileli yollara başvuran failin bir yıldan üç yıla kadar hapis ve “Adli para cezası” başlıklı TCK m.52/1 gereğince beş günden yedi yüz otuz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağı,

Kanun koyucunun TCK m.237/1’de “sair hileli yollara başvuran” unsuruna yer vererek, “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin sınırını genişlettiği ve zorladığı, “sair hileler” kavramının kullanıldığı, failin hileli, yani aldatıcı yollara başvurmak suretiyle ürünlerin fiyatlarında artışa veya eksilmeye neden olduğu, fiyatların artışı veya eksilmesi sonucunun doğmasının TCK m.237/1’de tanımlanan tehlike suçunun oluşması için zorunlu sayılmadığı, işçi ücretlerinin veya ürünlerin değerlerinin artması veya eksilmesi sonucuna sebebiyet verilecek şekilde veya bu maksatla yalan haber veya söylenti yaymanın yeterli olduğu, yine işçi ücretlerinin veya ürünlerin değerlerinin artması veya eksilmesi için hileli, yani serbest piyasa koşullarını bozmaya ve bunu da başka kişileri, firmaları veya toplumu aldatmaya dönük hareketlerle gerçekleştirmeye çalışanların fiyatları etkileme suçunu işleyeceği, bu fiilin sonucunda besin veya malların değerleri ile işçi ücretlerinin gözle görülür şekilde arttığının veya eksildiğinin tespiti halinde, TCK m.237/2 uyarınca 1. fıkrada sayılan suçun cezasında yarı oranında artırıma gidileceği,

TCK m.237/3’de; failin “ruhsatlı simsar” veya “borsa tellalı”, yani ürün borsalarında alım satım iş ve işlemlerine aracılık eden ve ticari aracılık faaliyetlerinden para kazanan kişilerden olması halinde, bu meslekleri icra edenlerle sınırlı olmak kaydıyla fiyatları etkileme suçunun cezasında ayrıca yarısı oranında artırım yapılacağı,

Kanun koyucu TCK m.237/3’de; açıkça “ruhsatlı simsar” ve “borsa tellalı” diyerek, ticari işlere aracılık edenlerle sınırlı olacak şekilde cezada artırıma gidilmesini öngörmüştür. Dolayısıyla; 237. maddenin 1. fıkrada yer alan suçun temel hali ve 2. fıkrada yer alan cezayı artıran nitelikli hali bakımından failin herhangi bir özellik taşıması aranmamış olup, suç ilk iki fıkra kapsamında fail bakımından özgü/mahsus suç niteliğinde değildir. Bu kapsamda; suçun faili kamu görevlisi olup olmayabileceği gibi, ayrıca failin tacir olmasının veya işsiz olmasının da bir önemi bulunmamaktadır[2].

Bu suç malvarlığına karşı işlenmiş suçlar kapsamında düzenlenmediğinden, her bir mağdura karşı ceza sorumluluğu gündeme gelmeyecek, mağdur serbest piyasa şartları ve toplum kabul edildiğinden, faile bir ceza verilecek, şartları varsa nitelikli haller ve yasal şartlar oluşmuşsa zincirleme suçu düzenleyen TCK m.43’den dolayı bir ceza üzerinden cezada artırıma gidilecektir.

TCK m.237’nin gerekçesi incelendiğinde;

Bu madde tarafından serbest rekabet koşulları çerçevesinde fiyatların belirlenmesini ihlal edici hareketlerin engellenmesinin amaçlandığı, bu gerekçeye bakıldığında, fiyatları etkilemeye dönük ihlal edici hareketlerin neler olduğunun sayılmadığı, m.237/1’de tehlike suçunun tanımlandığı, 2. fıkranın ise zarar suçu olarak görülmesinin gerektiği,

Failin; işçi ücretlerinin, besin veya malların kıymetlerinin yapay olarak düşmesini veya artmasını sağlamak maksadıyla yalan haber veya havadisleri yaymasının arandığı, 1. fıkranın bir tehlike suçu olarak kabul edildiği, çünkü suçun tamamlanması için neticenin gerçekleşmesinin aranmadığı, maddi unsuru oluşturan icra hareketlerinin tamamlanmasıyla tehlike suçunun oluşacağının kabul edildiği, fakat burada failin yalan haber veya havadis yayma veya sair hileli yollarla ücretlerde veya fiyatlarda artışa veya eksilmeye sebep olma maksadına sahip olmasının aranmasının yanında, elbette icra hareketlerinin suçla korunan hukuki yararı tehlikeye düşürmeye elverişli olması gerekeceğinden, bu suçun TCK m.237/2’de sayılan nitelikli halinin gerçekleşmesinin mümkün olduğu, ancak ücretlerde veya fiyatlarda artış veya eksiliş olmadan da buna sebebiyet verebilecek ve bu maksatla yapılan haberlerin ve çıkarılan söylentiler ile hileli hareketlerin TCK m.237/1’de sayılan suçun basit halinin gerçekleşmesine imkan verebileceği, TCK m.237/1’de suçun basit halinin cezasının bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak gösterildiği, buna göre 2. fıkrada sayılan nitelikli halin gerçekleşmesi durumunda cezanın bir buçuk yıldan dört buçuk yıla kadar hapis olacağı, para cezasının da TCK m.52/1’de gösterilenin iki katı oranında uygulanacağı,

Sonucuna varılmalıdır.

Fiyatları etkileme suçu soyut mu, yoksa somut tehlike suçu mudur?

Fiyatları etkileme suçunun 237. maddenin 1. fıkrasında yer alan temel halinin netice bakımından bir tehlike suçu olduğu açık olmakta birlikte; somut tehlike suçu mu, yoksa soyut tehlike suçu mu olduğu hususu değerlendirildiğinde ise; bir görüş yalan haber veya havadis yayma veya diğer hileli yollara başvurmanın, fiyatların etkilenmesi sonucunu değil, etkilenmesini doğurabilecek........

© Hukuki Haber