menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI VE BU HAKKA KAMU MÜDAHALESİNİN SINIRLARI - 5

16 0
13.04.2026

TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI KULLANILDIĞI SIRADAKİ MÜDAHALELER

Toplantı ve gösteri yürüyüşü başladıktan sonra idarenin elinde bulundurduğu en önemli yetki, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşünü dağıtma yetkisidir. Dağıtma yetkisi toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yapılan en esaslı müdahaleyi oluşturmaktadır.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü başladıktan sonra yapılan müdahalelerden diğerleri ise, göstericiler hakkında uygulanan yakalama ve gözaltı işlemleridir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile TVGYK doğrultusunda yapılacak olan yakalama ve gözaltı işlemelerinin öngörülen usul ve esaslara uygun yapılması gerekmektedir. Bu işlemler somut yasal gerekçelere dayanmalı ve eylemle orantılı olmalıdır. Hakkında bu tedbirler uygulanan kişinin yakalanması ve gözaltına alınması için öngörülen şartlar oluşmadan bu işlemlere muhatap olması toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlali niteliğinde olacaktır.

Toplantı ve gösteri yürüyüşünün dağıtılmasına karar verilmesi halinde kolluğun kuvvet kullanması gündeme gelmektedir.

Toplumsal Olaylarda Kuvvet Kullanımı

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı yönünden devletlerin temel yükümlülükleri, bireylerin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanmaları için gerekli ortamı sağlamaktır. Bununla birlikte, zaman zaman kanuna aykırı nitelik kazanmış toplantı ve gösteri yürüyüşünün bir kısmına ya da tamamına kuvvet kullanarak müdahale bulunma ihtiyacı doğmaktadır. Kuvvet kullanma ihtiyacı toplantı ve gösteri yürüyüşünün tamamının veya bir kısmının dağıtılması, yakalama ve gözaltı işlemlerinin uygulanması gibi durumlarda kendisini göstermektedir.

Genel olarak barışçıl nitelikte olmayan toplumsal olaylarda kuvvet kullanılmasını gerektiren şartların varlığını belirlemek daha kolay olmakla birlikte, bu halde genellikle kuvvet kullanımının orantılılığı sorunu daha çok tartışma konusu olmaktadır. Bu halde şiddet hareketinin toplantı ve gösteri yürüyüşünün geneline şamil olup olmadığı, şiddete yönelen grubun izolasyonu ile sorunun çözülüp çözülemeyeceğinin belirlenmesi de diğer bir sorunu oluşturmaktadır.

Barışçıl nitelikteki kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yönelik kuvvet kullanılmasını gerektiren nedenlerin oluştuğunun belirlenmesi ise, daha karmaşık şartların varlığını gerektirmektedir. Bu halde, kuvvet kullanımının, kanuni dayanağının ve meşru amacının varlığı, meşru amacı destekleyen somut bulguların bulunması, kuvvet kullanımının demokratik toplumda gerekliliği ve ölçülülüğü, takdir payının kullanımı, hoşgörü gösterilmesi gibi birçok bileşenin gözetilmesi gerekmektedir. Bu tespitlerden, barışçıl nitelikteki toplantı ve gösteri yürüyüşlerine hiç bir şekilde zor kullanılamayacağı gibi bir anlam çıkarılmamalıdır. Bu husus AYM tarafından, “Yasal düzenlemelere aykırı olarak gerçekleştirilen bir toplantı veya gösteri yürüyüşünün barışçıl olsa dahi dağıtılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kural olarak ihlal ettiği söylenemez. Ancak polisin makul ve itidalli davranışıyla yasadışı toplantı veya gösteri yürüyüşünü sonlandırılması ve yasadışı barışçıl gösteriye müdahalenin aşırı ve ölçüsüz olmaması gereklidir. Bununla birlikte, katılımcılar açısından........

© Hukuki Haber