Okullar açılırken eğitim sistemimizle ilgili öne çıkan sorun alanları nelerdir? 15 Eylül 2026
“Türkiye’de Devlet Okulu Neden Hedefte kitabımda da belirttiğim gibi iktidarın eğitimle ilgili bakışında iki ana damar temel politikaları belirlemektedir: New Con yani yeni muhafazakar bakış ve yeni liberal ekonomi politikaları.”
Prof. Dr. Hasan Şimşek ile 2026-27 eğitim öğretim yılı başlarken eğitim sistemimizle ilgili öne çıkan sorun alanlarını konuştuk.
Hocam 2026-27 eğitim öğretim yılı başlarken eğitim sistemimizle ilgili öne çıkan sorun alanları nelerdir?Bu sorun alanlarını 6 başlık altında kısa kısa tartışmak istiyorum. 1. Temel eğitimde eksiklikler devam etmektedirTemel eğitimde eğitimin "kalbi" niteliğindeki alanlarda ciddi eksikler ve derinleşen krizler bulunmaktadır. BUnları şöyle sıralamak mümkündür: • Okul Öncesi ve Taşra Eşitsizliği: Büyükşehirlerdeki imkanlar ile kırsal bölgelerdeki veya dezavantajlı mahallelerdeki okullar arasında hâlâ büyük bir uçurum vardır.• Özel Okul - Devlet Okulu Makası: Özel okul ücretlerinin aşırı yükselmesi, orta ve alt gelir grubundaki aileleri tamamen devlet okullarına mahkûm etmiştir. Devlet okullarındaki kalabalıklaşma ve donanım eksiklikleri fırsat eşitsizliğini artırmaktadır.• Yeni eğitim-öğretim yılına girerken okulların en temel operasyonel sorunlarının başında ödenek, temizlik personeli (İşgücü Uyum Programı vb. geçici çözümler) ve güvenlik gelmektedir. Birçok devlet okulunda velilerden "bağış" adı altında para talep edilmesi veya temizlik malzemelerinin veliler tarafından karşılanması yapısal bir bütçe sorununa işaret etmektedir.• Öğretmen atamalarındaki mülakat tartışmaları, sözleşmeli/ücretli öğretmenlik modelleri ve öğretmenlerin ekonomik/sosyal haklarındaki erime, eğitim kadrosunun motivasyonunu zedeleyen en büyük eksiklerden biridir. "Nitelikli bir eğitim, mutlu ve güvencede bir öğretmenle başlar" prensibi ne yazık ki sekteye uğramaktadır.• Son dönemde kademeli olarak hayata geçirilen yeni müfredat modelleri (örneğin "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"), içerik, ders kitaplarının basımı, öğretmenlerin bu yeni sisteme adaptasyon süreçleri ve pilot uygulamaların yeterince tartışılamamış olması nedeniyle sahada ciddi bir bocalama ve belirsizlik yaratmaktadır.
2. Ortaöğretim kurumlarına (Liselere) mescitMilli Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesindeki okullarda ibadethane (mescit) açılması konusu, doğrudan Bakanlığın uzun süredir uyguladığı Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'ne dayanan bir uygulamadır. BU konuda il milli Eğitim müdürlükleri valiliklerle işbirliği içinde süreci hızlandırmışlardır. Yönetmelikte yer alan "talep olması durumunda ibadet amaçlı kullanılmak üzere uygun bir mekân ayrılabilir" maddesi çerçevesinde okullarda mescitler açılabilmektedir. Bu konu, özellikle valiliklerin yerel genelgeleri (örneğin yaz döneminde İstanbul Valiliği'nin okullarda cuma mescidi oluşturulmasına yönelik talimatları) ve eğitim sendikalarının tepkileriyle sık sık kamuoyunun ve siyasetin gündemine gelmektedir.Bu durum, uzun süredir uygulanan devlet okullarının muhafaakar bir nesil yaratılabilmesi için araç olarak kullanılması politikasından taviz verilmediğini göstermektedir. Türkiye’nin daha dindar değil daha yaratıcı düşünen, bilime kendine rehber edinmiş bir nesle ihtiyacı vardır. Tarihte nüfusu daha dindar yapılarak kalkınmış bir ülke yoktur. Bu durum ülkemizin geleceğine kurulmuş bir tuzaktır. Bu politikadan acilen vazgeçilmesi gerekmektedir.
3. Öğretmenlere önlük zorunluluğu2026 yeni Eğitim-öğretim yılı öğretmenlere önlük zorunluluğu tartışması ile başladı. Bakanlığın bu uygulamasının altında şu gerkçeler vardır:• Mesleki Saygınlık ve Temsil Sorumluluğu: Bakanlık genelgelerinde, eğitim çalışanlarının kılık kıyafetlerinin kamu hizmetinin ciddiyetine, mesleğin vakarına ve temsil sorumluluğuna uygun olması gerektiği vurgulanmaktadır. Önlük, mesleki bir aidiyet ve standart simgesi olarak görülmektedir.
• Gelenek ve Eşitlik Algısı: Beyaz önlük, Türkiye eğitim tarihinde özellikle fen bilgisi, atölye veya sınıf öğretmenliğinde bir gelenek olarak da yer bulmuştur. Öğretmenler arasında kıyafet odaklı olası ekonomik veya sosyal farklılıkların görünürlüğünü azaltarak ortak bir kurumsal aidiyet ve "eşitlik" atmosferi yaratılması amaçlandığı ifade edilmektedir. • Öğrencilere Örnek Olma: Öğretmenlerin düzenli ve standart bir mesleki kıyafetle sınıfta bulunmasının, öğrencilerin okula bakış açısını ve disiplin algısını olumlu yönde etkileyeceği savunulmaktadır. • Okul İçi Düzen ve Güvenlik: Yeni eğitim-öğretim yılı genelgelerinde okul güvenliğine, veli girişlerinin kontrol altına alınmasına ve kurum içi hareketliliğin düzenlenmesine dair sıkı tedbirler yer almaktadır. Öğretmenlerin önlük giymesi, okul binası içinde kimin öğretmen, kimin dışarıdan gelen bir ziyaretçi veya yabancı olduğunun öğrenciler ve yönetim tarafından anında ayırt edilebilmesini (güvenlik ve pratiklik açısından) kolaylaştıran bir unsur olarak da değerlendirilmektedir.
Bakanlığın bu kararı eğitim camiasında ve sendikalarda farklı tartışmalara da yol açmıştır:
• Mesleki Otonomi ve Güven Eksikliği Eleştirisi: Bazı öğretmen sendikaları ve eğitimciler, öğretmenliğin yükseköğrenim gerektiren profesyonel bir........
