We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye’nin işine Biden mı gelir Trump mı: Uzmanlar yanıtlıyor

69 5 3
20.10.2020

Washington, D.C.

ABD’deki başkanlık seçimini kimin kazanacağını bilmiyoruz, ama sonucun doğrudan Türkiye’yi ilgilendireceği kesin. Bir zamanların sıkı müttefiki iki ülkenin ilişkileri son yıllarda çatlama eğilimi göstermeye başladı. Halkbank’tan Rahip Brunson’a, S-400 meselesinden Suriye’ye kadar iki taraf enerjilerini krizleri bastırmakla onardı. Son üç buçuk yılda Türkiye tarafı sorunları Donald Trump’la doğrudan çözme yolunu seçti. Amerikan basınına yansıdığı kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ı aradığı zamanlar bile stratejik: golf oynarken, yanında danışmanları yokken.

Ancak Trump’ın ikinci kez seçilmeme ihtimali de giderek güçleniyor—en azından anketlere bakılırsa. Türk tarafı önümüzdeki dört yılı sanki isteksizce de olsa Joe Biden’la geçirmeye hazırlanır bir hava içinde. İsteksizce, çünkü Joe Biden’ın Türkiye’ye yönelik yaptığı açıklamalar ufak krizlere neden oldu: Önce “Muhalefeti destekleyeceğim,” demesi, ardından Ayasofya’nın yeniden müzeye dönüştürülmesi gerektiği, Türkiye’nin Azerbaycan-Ermenistan arasındaki çatışmanın dışında kalmasını söylemesi… Amerikan kamuoyunu çok ilgilendirmiyor ama Biden’ın Trump’a karşı avantajlı olduğu bir konu dış politika. Türkiye’yi de çok iyi tanıyan Biden’ın seçilmesinin karşılıklı ilişkileri zedeleyebileceği endişesi gizliden gizliye Ankara’ya hakim.

İki başkan adayı birbirinden farklı, ama Erdoğan da insan sarrafı oldu.

İki başkan adayının Türkiye’ye yaklaşımında farklılıklar olacağını söylüyor Türk hükümetine yakın düşünce kuruluşu SETA’nın Washingon koordinatörü Kadir Üstün: “Biden ekibinde Türkiye’yi tanıyan ama önyargılı olanlar var, dahası parti programında Türkiye ve Rusya gibi otoriter olarak tanımladıkları ülkelerle ilgili bir söylem var.” Aslında epey zamandır buradaki Türkiye algısı Rusya ve Kuzey Kore gibi ülkelerle eşit. Öte yandan, Amerika’nın çıkarları söz konusu olduğunda Oval Ofis’te kimin oturduğunun da sınırlı bir etkisi var.

“Cumhurbaşkanımız bugüne kadar Bush’la, Obama’yla ve Trump’la çalıştı,” diye hatırlatıyor Üstün. “Bu ilişkileri yönetecek kabiliyeti var.” Washington Institute Türkiye araştırmaları programı direktörü Soner Çağaptay’a göre de “Erdoğan artık Amerikan Başkanları konusunda insan sarrafı oldu; 20 yıldır hepsiyle ilişkilerini takip ettim ve hepsinin bir şekilde gönlünü çalmayı başardı.”

Brookings Institution’dan Türkiye uzmanı Ömer Taşpınar da “Hiçbir Amerikan Başkanı ve Türk Cumhurbaşkanı arasında gibi bir ilişki” olmadığını söylüyor Erdoğan’la Trump’ın arasındaki yakınlığın. “Erdoğan’ı kalıcı olarak görüyor Trump ve kendisi de Türkiye’ye uzun vadede yatırım yapmak istiyor. Otel, golf kulübü gibi projeleri var ve bir dönem Başkan olup iş hayatına döndüğünde para kazanmak istiyor.”

Türk-Amerikan ilişkilerini yakından takip eden gazeteci ve ECFR Türkiye uzmanı Aslı Aydıntaşbaş’a göre uzun vadede Türkiye “Biden’la daha sağlıklı ve kalıcı bir ilişki kurabilir, çünkü Trump’ın tek avantajı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telefonuna çıkması, her vesileyle iltifatlarda bulunması ve yüzüne gülmesi ama son dört yılda karşılıklı ilişkiler konusunda bir milim ilerleme kaydedilmedi, aksine kurumsal bağlar ve Türkiye’nin imajı........

© Habertürk


Get it on Google Play