“TÜRK ARAPSIZ YAŞAYAMAZ” (2)
(Birinci yazıyı okumayanlar için kısa bir not: İlk yazıda Müslüman milletlerin —Türk, Arap, Acem, Kürt…— tarihte devlet bazında birbirleriyle önemli savaşlar yapmadıklarını yazmış; bu gerçek ortada dururken dijital platformlarda sanki Türk-Arap, Türk-Acem, Türk-Kürt savaşları çok olmuş gibi bir imaj köpürtülerek, gerçek düşmanımız olan sömürgeci, emperyalist, zalim Batı (ABD/Avrupa) yerine mazlum ve kardeş milletlere karşı düşmanlık ve nefret oluşturulmaya çalışıldığını, bunun da yanlış tarih bilgisinden kaynaklandığını ifade etmiştik.)
Birinci bölümde ifade etmeye çalıştığımız hakikat şuydu: Türkler, Araplar, Kürtler, Acemler, Peştunlar… Arasındaki bağların, sıradan bir siyasal ya da tarihî ittifak değil; kökü imanla, ahlakla ve kaderle örülmüş bir kardeşliktir. Dün bu birlikteliğe ciddi zararlar veren sömürgeciler bugün b bu bağı tamamen koparmaya çalışıyorlar. Çünkü biliyorlar ki bu bağ koparmadan onların dünya hakimiyeti tehlikede olacak. Bunu başarırlarsa yalnız Türk değil, yalnız Arap değil, bütün İslam coğrafyası tam köle olacak. Onlar, şunu iyi biliyorlar Talas’ta başlayan bu yürüyüş Selçuklu ile devlet, Osmanlı ile medeniyet olmuştur. Türk, kılıcıyla adaleti; Arap, diliyle vahyi taşımıştır. Bunu bitirmek gerekir.
SOSYAL MEDYADA KAYNATILAN FİTNELER
Bugün bazı dijital mecralarda bilinçli bir şekilde Türk-Arap, Türk – Kürt, Şii-Sünni… Düşmanlığı körüklenmektedir. “Araplar bizi sattı”, “Türkler Arapları sömürdü” gibi sloganlarla zihinler kirletiliyor. Oysa tarih sloganla değil, belgeyle ve vicdanla okunur. Osmanlı, Arap beldelerini sömürge değil, emanet olarak görmüştür. Mekke’den Kudüs’e, Şam’dan Medine’ye kadar kurulan her yapı bunun şahididir. Arap coğrafyası da Türk’ü sadece asker değil, muhafız olarak bilmiştir. Hicaz Demiryolu bunun en somut örneğidir. Türk askeri Medine’yi savunurken açlıktan çekirge yemiş ama emaneti düşmana bırakmamıştır. Bugün bunu görmezden gelenler, geçmişi bugünün siyasetine kurban etmektedir.
Asıl tehlike şuradadır: Türk’ü Arap’tan koparan güç, Türk’ü Kürt’ten, Kürt’ü Laz’dan, Laz’ı Çerkez’den koparmaya çalışıyor. Mesele ümmeti parçalama meselesidir. Bir ağacı devirmek için gövdeye değil,........
