menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu bir unutma; unutturma yazısıdır: Ben dedemi kokusundan tanırdım

46 0
19.03.2026

“Kurt dedeme iftara gittim” diyeli tam 14 yıl oldu. 2012 yılının Temmuz ayı yine böyle bir Ramazan’a denk düşmüştü… Tıpkı, 1915’in Temmuz ayı gibi!

14 yıl önce Gelibolu’daki Şehitlik’te, kurt dedemlerin iftariyeliklerinin aynısıyla orucumuzu açtık. O gün dönüşte, “Kurt dedeme iftara gittim” başlığıyla haber7.com’da bir yazı yazdım.

Çanakkale Savaşı’nda şehit düşen dedelerimizi andım.

Bugün günlerden yine Çanakkale! Dün, Çanakkale Deniz Savaşı’nın yıl dönümüydü. Ve yine Ramazan.

Bir farkla bugün aynı zamanda arefe.

Arefe günleri, Anadolu’da güzel bir adet vardır. Bazı yörelerde öğle namazından sonra bazılarındaysa ikindi namazı sonrası kabir ziyaretleri yapılır. Büyüklerin, cümle ceddimizin mezarları ziyaret edilir. Fatihalar, Yasinler okunur, dualar edilir.

Bugün aynı zamanda tam da bu geleneği devam ettirme günü.

Dedelerimizi rahmetle ve minnetle yine anıyoruz.

Bu köşeyi takip edenler her yıl düzenli olarak, aynı tarihte benzer yazılar yazdığımızı görecektir. Biz yine önceki yazılarımızdan bazı bölümleri de alarak bugünün ruhuna uygun bir şekilde, ceddimizi rahmet, şükran ve tazim ile anmak istiyoruz.

BEN DEDEMİ KOKUSUNDAN TANIRDIM

Çocukluğumun bir kısmı, Anadolu’nun küçücük bir kasabası olan Kurşunlu’da demir yolu kenarındaki bir ahşap evde geçti. İki katlı ahşap bina her trene geçişinde 5 şiddetinde depremle sarsılırdı.

İşte o evin, Allah’tan bir mani olmaz ise her Salı günü onur konuğu dedemdi!

Sabah namazından sonra eşeğini yedeğine alır…

Günün ilk ışıklarıyla kasabaya ulaşır…

Pazarı pazarlar; öğlen olmadan evimize gelirdi.

Ben dedemi kokusundan tanırdım.

Onun geldiğini aşağı kapıdan girdiğimde burnuma ulaşan o kendine has güzel kokusundan bilirdim.

“Dedem gelmiş” diyerek çığlıklar atarak merdivenleri koşar adım çıkardım.

Benim dedem, torunlarına ihtimam gösteren dedelerdendi.

Mutlaka cebinde bana özel bir hediyesi olurdu.

Hatta uzunca bir süre her hafta pazardan çakı bıçağı alıp; pantolonuma bir iple bağlayan da oydu.

Bir hafta önce aldığımız çakı bıçağını öbür........

© Haber7