Güven Halkası: Zafer Çubukçu
Türkiye’nin son yirmi yılına damga vuran siyasi ve toplumsal dönüşümün mutfağında, gürültüden uzak ama etkisi derin bir isimden bahsetmek; aslında modern Türkiye’nin yönetim kodlarını analiz etmek demektir. Bir davanın neferi olmak, sadece meydanlarda hitap etmek değildir; asıl neferlik, fırtınalı denizlerde kaptanın en güvendiği pusula olabilmek, fırtına dindiğinde ise sessizce görev mahaline geri dönebilmektir. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın çalışma halkasında yer alan Zafer Çubukçu, sadakatin kitabi tanımını aşarak onu bir devlet ahlakına dönüştürmüştür.
Siyasetin doğası gereği vitrin her zaman kalabalıktır; ancak o vitrinin arkasındaki taşıyıcı kolonlar nadiren görünür. Gençlik kollarından gelen o samimi enerji, zamanla devletin en kritik karar mekanizmalarında bir akla evrilmiştir. Bu gelişim, sadece kişisel bir kariyer basamağı değil, aynı zamanda AK Parti geleneğinin kendi öz evlatlarını nasıl birer devlet adamına dönüştürdüğünün en somut göstergesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın "yol arkadaşı" olan bu isim, zor zamanların adamı olma vasfını her daim muhafaza etmiştir.
Cumhurbaşkanı ile olan hukukları, sıradan bir amir-memur ilişkisinin çok ötesinde, ortak bir idealin harcıyla karılmıştır. Devlet yönetiminde "güven" kavramı, her türlü teknik yeterliliğin üzerindedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi, milletiyle doğrudan bağ kuran ve bu bağı her şeyin üzerinde tutan bir lider için, kendisine sunulan........
