menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dizel krizi 2027’ye uzayabilir

2 0
latest

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), 14 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı petrol piyasası raporunda, küresel dizel arzındaki sıkışıklığın 2027 yılının ilk yarısında da devam edebileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, yalnızca enerji piyasalarını ilgilendiren teknik bir değerlendirme olarak görülmemeli. Çünkü dizel, taşımacılıktan tarıma, sanayiden inşaata kadar ekonomik hayatın hemen her alanında kullanılan temel bir enerji kaynağıdır. Dolayısıyla dizel arzında yaşanacak uzun süreli bir sorun, Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından doğrudan maliyet, enflasyon ve büyüme meselesine dönüşebilir.IEA’nın değerlendirmesine göre, Orta Doğu ve Rusya kaynaklı arz kayıpları küresel dizel piyasasını ciddi biçimde sıkıştırmış durumda. Eylül 2026’da bu iki bölgeden kaynaklanan dizel ihracat kaybı günlük 1,3 milyon varile ulaştı. Bu miktar, küresel dizel ve gazyağı talebinin yaklaşık yüzde 4,5’ine karşılık geliyor. Üstelik rafineri faaliyetlerindeki aksama, nakliye maliyetlerindeki yükseliş ve stokların azalması, sorunun kısa sürede ortadan kalkmasını zorlaştırıyor.Sorun yalnızca petrol değil, rafine ürün meselesiEnerji piyasalarını değerlendirirken ham petrol ile dizeli birbirinden ayırmak gerekiyor. Ham petrolün piyasada bulunması, ihtiyaç duyulan dizelin aynı ölçüde üretilebildiği anlamına gelmiyor. Petrolün rafinerilerde işlenmesi, uygun üretim kapasitesinin bulunması ve ürünlerin tüketim bölgelerine ulaştırılması gerekiyor.IEA, küresel rafineri faaliyetlerinin 2027 yılında toparlanmasını bekliyor. Ancak bu toparlanmanın 2026 boyunca biriken açığı tamamen kapatması beklenmiyor. Rapora göre dizel piyasasında 2027’nin ilk çeyreğinde geçici bir arz fazlası oluşabilse bile stokların yeniden güçlenmesi ve piyasanın rahatlaması zaman alacak. Asıl belirleyici unsur ise Orta Doğu’dan rafine petrol ürünleri arzının ne ölçüde toparlanacağı olacak.Eylül ayında dizel rafinaj marjlarının varil başına yaklaşık 95 dolara kadar yükselmesi, piyasadaki baskının boyutunu gösteriyor. Burada mesele yalnızca petrol fiyatının artması değil; dizelin ham petrole kıyasla pahalılaşması ve rafineri üretimindeki daralmanın maliyetleri büyütmesi.Türkiye açısından neden........

© Haber Gündemim