Rüzgâr Var Diye Elektrik Yok mu? Peki Vatandaş Ne Yapacak?
Eğer cevap “Rüzgâr çok şiddetli” ise, insanın aklına ikinci soru geliyor:
2026 yılındayız. Gerçekten çözüm bu mu?
Elbette ormanlarımız yanmasın.
Elbette şiddetli rüzgâr, kuru hava ve yangın riski ciddiye alınsın.
Elbette can güvenliği, mal güvenliği ve ormanlarımız her şeyden önemli.
Buna kimsenin itirazı yok.
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Yangın riskine karşı önlem almak başka şeydir, vatandaşa “Elektrik veremiyoruz” deyip saatlerce karanlıkta bırakmak başka şey.
Çünkü elektrik artık lüks değil.
Buzdolabı elektrikle çalışıyor.
Klima elektrikle çalışıyor.
Su motoru elektrikle çalışıyor.
Asansör elektrikle çalışıyor.
Esnafın kepengi elektrikle açılıyor.
Çocuğun ödevi elektrikle yapılıyor.
Yaşlı insanın evindeki cihazlar elektrikle çalışıyor.
Yani elektrik kesildiğinde sadece ampul sönmüyor.
Peki vatandaşın sorusu neden bu kadar önemli?
Bugün GDZ’nin resmi kanallarında da kesinti, arıza ve bakım işlemlerinin dağıtım şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtiliyor. (Gediz Perakende)
14 Ağustos 2026 için İzmir’de 13 ilçede planlı kesintiler duyurulmuş durumda. Ancak yayımlanan bu listede Dikili yer almıyor. (İzmir Haberleri)
O zaman Dikili’de vatandaşın saatlerce elektriksiz kalmasının nedeni nedir?
Vatandaş bunu bilmek istiyor.
Çünkü vatandaşın beklediği şey sadece elektriğin yeniden gelmesi değil.
Para alınırken sistem hiç şaşmıyor
İşin en can acıtan tarafı da burada.
Fatura günü geldiğinde sistem gayet düzenli çalışıyor.
Son ödeme tarihi belirleniyor.
Ödeme yapılmazsa uyarılar geliyor.
Elektrik borcu zamanında ödenmediğinde sistem vatandaşın kapısına kadar geliyor.
Peki vatandaşın aldığı hizmet aksadığında ne oluyor?
İşte burada aynı hassasiyeti görmek istiyoruz.
Vatandaş faturasını ödemediğinde sistem “Ama vatandaşın ekonomik durumu zor, biraz bekleyelim” demiyor.
Peki vatandaş saatlerce elektriksiz kaldığında sistem neden “Vatandaşın hayatı aksıyor, biraz daha........
