Bu gün bakalım konumuz nedir
Tâbi ki gençlerimiz...
Bir ülkede gençler mezuniyet cübbesiyle değil, pasaport kuyruğuyla vedalaşıyorsa orada mesele bireysel tercihlerden çok daha büyüktür. Bugün Türkiye’de yurt dışına gitmek bir “hayal” değil, neredeyse mezuniyet sonrası varsayılan bir plan. Özellikle iyi okullardan mezun olmuş, yabancı dili olan, kendini yetiştirmiş gençler için ülkede kalmak artık cesaret değil, belirsizlik sayılıyor.
Beyin göçü artık soyut bir kavram değil. Laboratuvardan yazılım ofisine, hastaneden akademiye kadar her alanda nitelikli gençler sessizce eksiliyor. Gidenlerin ortak profili dikkat çekici: Çalışkan, disiplinli, üretmeye hazır ama karşılığını alamayan insanlar. Ve çoğu “ülkeyi sevmediği” için değil, ülkede bir gelecek göremediği için gidiyor.
Sorunun temelinde sadece ekonomi yok. Elbette yüksek enflasyon, eriyen maaşlar, güvencesiz çalışma gençleri zorluyor. Ancak asıl kırılma noktası şu: liyakat duygusunun kaybolması. Bir genç yıllarca okuyup, kendini geliştirip sonunda torpil, belirsiz kriterler ve keyfi kararlarla........
