menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyarbakır’da belediyecilik hizmetleri ve Kent sorunlarında sivil toplumun katkısı

15 0
05.10.2026

“Belediyenin en başarısız olduğu alan, yeterli, güvenli ve uygun fiyatlı konut ile temel hizmetler hedefidir. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm alanında dikkate değer bir faaliyetin yapılmamış olması, bu alanın Belediye için bir “kör nokta” olduğunu göstermektedir. Bu durum, özellikle “Eski Bağlar” gibi riskli ve yoksul bölgelerde yaşayan yüzbinlerce kişinin kaderine terk edilmesi anlamına gelmektedir.”

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) 2010 yılında Diyarbakır’da kurulan bir düşünce kuruluşudur: “Diyarbakır Kent Sorunlarının Çözümünde Sivil Toplumun Katılımı Projesi” hakkında bir “İzleme Raporu” hazırlamıştır.

Alt başlığı “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar Amacına Yönelik Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyetleri” olan raporda imzası bulunan Dr. Cuma Çiçek “Kürt meselesi, yerel yönetimler ve çatışmaların çözümü” konularında çalışmalar yürüten bir siyaset sosyoloğu ve yazardır.

Çiçek 2004’te İTÜ Endüstri Mühendisliği’ni bitirmiş, 2008’de aynı üniversitede Şehir ve Bölge Planlama yüksek lisansını tamamlamıştır. Doktorasını ise 2014 yılında Sciences Po’da (Paris-Fransa) Siyaset Bilimi alanında almıştır. Araştırmalarını Paris Politik Etütler Enstitüsü Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde (CERI) sürdürmektedir.

Çiçek’in makaleleri Birikim, Praksis ve Turkish Studies gibi dergilerde yayımlanmış olup, öne çıkan kitapları arasında Dolmabahçe’den Günümüze Çözüm Süreci, The Kurds of Turkey: National, Religious and Economic Identities ve Quest for Peace in Turkey in the Light of International Experiences yer almaktadır.

Rapor sadece bireysel bir imza taşımasının ötesinde DİTAM’daki yetkili ve görevli kişilerin ortak ürünü olduğu izlenimi vermektedir. Mesela koordinatörlüğünü Halil Bayhan yapmıştır.

Temmuz 2026’da kamuoyuna sunulan ve 94 sayfadan oluşan “İzleme Raporu”ndan uzun alıntılar yapmak yerine, sonuç bölümünün kapsayıcılığından hareketle bu kısmı olduğu gibi aktarıp okuyucuya sunacağız.

İzleme Raporu: Temel Sonuçlar ve Çıkarımlar Yapılan değerlendirme, Belediye’nin 2025 yılı performansının, SKA (Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları) hedefleri doğrultusunda dönüştürücü bir etkiden ziyade, mevcut hizmetleri sürdürme ve kısmi iyileştirmeler sağlama ekseninde şekillendiğini göstermektedir. En dikkat çekici bulgular şunlardır:

Sosyal Politika ve Altyapıda Derin Eşitsizlikler: Belediyenin en başarısız olduğu alan, yeterli, güvenli ve uygun fiyatlı konut ile temel hizmetler hedefidir. Sosyal konut ve kentsel dönüşüm alanında dikkate değer bir faaliyetin yapılmamış olması, bu alanın Belediye için bir “kör nokta” olduğunu göstermektedir. Bu durum, özellikle “Eski Bağlar” gibi riskli ve yoksul bölgelerde yaşayan yüzbinlerce kişinin kaderine terk edilmesi anlamına gelmektedir.

Buna karşılık, temel altyapı hizmetlerinde kırsal-kentsel uçurum derinleşmektedir. Mesela arıtılmış içme suyuna erişim merkez ilçelerde ˜ iken kırsal ilçelerde @’ta, atık su arıtma hizmetlerinden faydalanma oranı ise merkezde ‰ iken kırsalda yalnızca ’de kalmaktadır. Kırsal ilçelerin onunun (10 adedinin) Türkiye’nin en yoksul 100 ilçesi arasında yer aldığı hatırlandığında, bu eşitsizlik mekânsal adalet açısından öncelikli bir sorun alanı oluşturmaktadır.

Stratejik Planlama ve Sürdürülebilir Ulaşımda Vizyon Eksikliği: “Sürdürülebilir ve erişilebilir ulaşım sistemleri” ve “katılımcı, bütünleşik ve sürdürülebilir planlama” hedeflerindeki düşük performans, uzun vadeli ve çevre dostu kentleşme vizyonunun zayıflığını ortaya koymaktadır. Bisiklet yolları, raylı sistem, çevre dostu/elektrikli ulaşım ve trafik akışının iyileştirilmesi gibi konularda hiçbir ilerleme kaydedilmemiş olması, kentsel ulaşımda fosil yakıt bağımlılığının süreceğini ve karbon emisyonu hedeflerine ulaşmanın zorlaşacağını göstermektedir. Buna karşın toplu taşıma filosunun yenilenmesi ve hizmet kapsamının genişletilmesinde görece iyi bir performans sağlanmıştır; ancak bu başarı, sürdürülebilir ulaşımın diğer bileşenlerine henüz yaygınlaştırılamamıştır.

Afet Direnci ve İklim Uyumunda Kritik Zafiyet: Bu alandaki en düşük performans, kent için varoluşsal bir risk teşkil etmektedir. Yağmur suyu drenajı, Afet Master Planı ve mahalle bazlı risk haritaları gibi önleyici tedbirlerdeki ilerleme yok denecek düzeydedir. 2025 yılında 80 km yağmur suyu hattı hedeflenirken yalnızca 0,26 kilometresi yapılabilmiştir. Belediyenin bu alandaki çabaları müdahale kapasitesine (arama-kurtarma........

© Güneydoğu Ekspres