Samsunlu Beşir’le, Karslı Beşir’in İlginç Buluşması…
Ben bu girişi neden mi yaptım? Bazı rastlantıların, bazı karşılaşmaların ne kadar ilginç ve unutulmaz olduğunu anlatmak için…
Rahmet ve özlemle andığım eşim Dr. Beşir Doster’in Kadıköy Mühürdar’daki muayenehane sahibi Yalova’da oteli olan bir iş insanı idi. Bir gün, “Doktor bey! Çok çalışıyorsunuz, ailece tatil yapın otelim güzeldir” deyince kısa bir tatil yapmak için 2010 yılının Ağustos ayında Yalova’ya gitmiştik.
Kaldığımız otelde çoluklu çocuklu kalabalık bir aileyle karşılaştık. Büyük çocuklar havuzda şakalaşıp dururken anne ve baba da yeni yürümeye başlayan küçük oğullarıyla ilgileniyordu. Biz de kitaplarımız ve gazetelerle zaman zaman onlara bakıyor, sonra yine okumalara dalıyorduk…
Derken akşam yemek saati geldi, salona girdik, masamıza oturduk, o küçük çocuk annesinin elini bırakıp, birdenbire yayından fırlamış bir ok gibi yürümeye, hızını alamadan koşmaya başladı. Doğal olarak ailenin tüm bireyleri de peşinden. Küçük çocuk gözleriyle önce salonu taradı, sonra çevreye baktı ve koşarak gelip eşimin dizlerine tutundu. Salon çok büyük ve kalabalık olmasına rağmen, ailenin oturduğu masa bize çok uzak olmasına rağmen koca salonda bizi seçmesine şaşırdık, bu seçimden ötürü mutlu ve mesut bir şekilde eşimin kucağına oturttuğu bebeği sevmeğe başladık.
İki Beşir’in Yalova buluşmasının öyküsüne gelince…
O da etrafa gülücükler atarak ve kendisini almaya gelen anne ve babasına sırtını dönerek, zafer kazanmış komutan edasıyla kucakta oturmasını sürdürdü. Ayakta bekleyen aileye "Buyurun birlikte oturalım" dedik, çocukla daha sıcak ilişki kurmak için adını sorduk. Annesi çocuğun adının “Beşir” olduğunu söyleyince de donup kaldık. Ne diyeceğimizi, ne........
