CHP'nin demokrasiyle imtihanı
Yer, CHP Samsun İl Başkanlığı. Kapının girişinde iki isim tartışıyor. Tartışanların biri, "Ben seçilmiş il başkanıyım. Sizi muhatap almıyorum. Seçimle gelseydiniz çiçeklerle karşılardım. Ama darbeyle atama olmaz" diyen Kılıçdaroğlu'nun görevden aldığı Mehmet Özdağ. Diğeri, elindeki yetkiye güvenerek görevi devralmaya gelmiş olan Kılıçdaroğlu'nun il başkanlığına atadığı; "Bağırma. Devir teslim yapalım. Oturup çay içelim" diyen Mehmet Pank… Sadece insanların değil siyasetin de bir hafızası vardır. Ve hafıza, bazen mahkeme kararlarından daha güçlüdür. Çünkü mahkemeler hukuku yazar; tarihi ise millet yazar. CHP Samsun İl Başkanlığı'nda yaşanan bu görüntüler de sadece bir devir teslim tartışması değildir. O görüntüler, Türkiye'de demokrasinin ne kadar kırılgan olduğunun küçük bir sahnesidir. Çünkü bu görüntülerde meşruiyet ile yetki, karşı karşıya gelmiştir. CHP, sıradan bir siyasi parti değildir. Bu parti, çok partili hayatın sancılarını yaşamış, askeri darbelerin baskısını görmüş, kapatılmalar yaşamış, yeniden ayağa kalkmış bir partidir. İşte bu yüzden CHP'nin en büyük sermayesi, demokrasi iddiasıdır. Ancak bugün o sermayenin üzerinde ağır bir gölge dolaşıyor. Adı da "mutlak butlan..." Hukukçular bunun teknik anlamını anlatabilir. Fakat siyaset, yalnızca hukuk değildir. Çünkü siyaset aynı zamanda meşruiyettir. Ve........
