menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Metabolik yurttaşlık: Bedenin iç siyaseti ve kayyım refleksi

23 0
previous day

İnsan bedeni 'metabolik bir yurttaşlık' hukukuyla çalışır. Her organ, her doku sisteme katkı sunduğu ölçüde yaşar ve hakkını alır. Akciğerin tüm oksijeni kendine saklamadığı, kalbin kanı tek başına tüketmediği bir dayanışma ağından bahsediyoruz.

Ne zaman ki bu moleküler yurttaşlık bağı kopar, sistem ya otokrasiye yani kanser/kronik strese evrilebilir ya da isyan misali kronik enflamasyon ve otoimmüniteye sürüklenir.

Bedenimizin fizyolojisi, toplumsal barışın ve adaletin biyolojik olarak halihazırda içimizde yazılı olan reçetesi olabilir.

Beden, milyarlarca hücrenin bir arada yaşama formüllerini bulduğu, mikro düzeyde işleyen muazzam bir “politik sistemdir”. Hücrelerin birbiriyle iletişimi, kaynak paylaşımı, kriz anlarındaki tepkileri ve merkezi yönetim biçimleri, insanlığın kurduğu toplumsal sistemlerin biyolojik prototiplerini de içerir.

İnsan bedeni, içinde milyonlarca yurttaş misali hücrenin yaşadığı bir devletten ziyade; devlet fikrinin kendisini sürekli yeniden ürettiği biyolojik bir ‘çatışma’ alanıdır adeta. Bu, modern biyolojinin de oldukça desteklediği bir perspektif olup; organizma bir........

© Evrensel