menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 Temmuz’un yanıtsız soruları ve yeni rejimin anatomisi

41 0
15.07.2026

15 Temmuz’un 10. yılında hâlâ bu darbe girişimiyle ilgili yanıtlanmamış birçok soru bulunuyor. Asıl dikkat çekici olan ise bu sorunların yanıtlarının bulunmasının bizzat kendini bu girişimin mağduru ilan eden Erdoğan ve Saray rejimi tarafından engelleniyor olmasıdır. Artık darbe girişiminden on yıl sonra yeni rejimin anatomisine (Hangi güçlere ve bunlar arasındaki ilişkilere-ittifaklara dayandığı) yakından bakıldığında bu girişime dair soruların neden yanıtsız bırakıldığı da daha iyi anlaşılıyor.

Öncelikle o dönem artık güçten düşmüş ve girişimleri hakkında önceden istihbarat bilgisi bulunan eski ortakları Gülencilerin başarısız darbe girişiminden sonra asıl “başarılı” darbenin 20 Temmuz’da OHAL ilanı ile yeni rejimi fiilen kuran Erdoğan iktidarı tarafından yapıldığını vurgulamak gerekiyor. Çünkü bu gerçeğe dikkat çekmeden darbe girişiminin Binbaşı O.K. tarafından MİT’e ihbar edildiği ve darbe girişiminden saatler önce MİT Başkanı Hakan Fidan ve Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanlığında bir araya geldikleri halde neden bu girişimi engellemeye yönelik hiçbir adımın atılmadığı anlaşılamaz. Üstelik bu girişime karşı önlem almayan Akar daha sonra yeni rejimin Milli Savunma Bakanı ve Fidan da Dışişleri Bakanı yapıldı.

İkinci olarak darbe girişiminden sonra emniyet ve genelkurmay envanterinde kayıtlı olan ve olmayan on binlerce silahın (106 bin silah) 15 Temmuz gecesi dağıtıldığı ve “kayıp” olduğu ortaya çıkmış, muhalefet partilerinin bu kayıp silahların araştırılması için verdikleri soru önergeleri de reddedilmişti. Ancak çok geçmeden önce Sedat Peker’in ifşa ettiği yeni rejim ile organize suç örgütleri (mafya) arasındaki karanlık ilişkiler ve ardından Cübbeli Ahmet’in (Ahmet Mahmut Ünlü) 2 bine yakın selefi derneğin silahlandığı açıklaması sadece kayıp silahların adreslerini açığa çıkartmıyor yeni rejimin paramiliter (gayrinizami) uzantıları hakkında da fikir veriyordu. Kuşkusuz bunlara yeni rejimin “gölge ordusu” olarak tanımlanan ve hakkındaki iddiaları gündeme getirmek bile suç sayılan SADAT’ı da eklemek gerekiyor.

15 Temmuz ile ilgili yanıtsız bırakılan, dahası bizzat iktidar eliyle karartılan en önemli soru; “Darbe girişiminin siyasi ayağının kim/kimler olduğu” sorusudur. 11 yıl boyunca (ABD emperyalizminin........

© Evrensel