Chávez’den Maduro’ya: 21. yüzyıl sosyalizminin yükselişi ve çöküşü (3)
Chávez döneminde yüksek petrol gelirlerinin sağladığı görece elverişli koşullar altında sürdürülebilen yeniden dağıtımcı ve katılımcı politika seti, Maduro döneminde hızla aşınmış; Venezuela modern tarihin barış zamanında görülen en derin ekonomik çöküşlerinden birini yaşamıştı. Bu çöküş, yalnızca ekonomik göstergelerde değil, Chávez’in yakın çevresinde ve geleneksel müttefikleri arasında da belirgin siyasal kırılmalar yaratmıştı.
Bunun ilk ve en çarpıcı örneklerinden biri, Chávez döneminin en etkili isimlerinden, uzun süre planlama bakanlığı yapan ve döviz kontrol mekanizmalarının baş mimarlarından sayılan Jorge Giordani’nin 2014’te istifa ederek Maduro yönetimine karşı açık bir cephe almasıydı. Giordani, krizin henüz başlangıç evresinde, haziran 2014’te kaleme aldığı bir mektupta Maduro’yu liderlik zafiyeti, kamu kaynaklarının denetimsiz kullanımı ve yolsuzluk karşısında harekete geçmemekle suçladı.[1] Chávez’in mirasının bir tür “iktidar yozlaşmasına” kurban edildiğini öne süren Giordani’nin eleştirisi, krizin yalnızca “dış şok” ile açıklanamayacağını, aynı zamanda içeriden bir yönetim ve devlet kapasitesi sorunu olduğunu vurgulayan erken bir uyarı niteliğindeydi.
Benzer bir kopuş, Chávez’in tarihsel müttefiklerinden Venezuela Komünist Partisi (PCV) cephesinde de yaşandı. Uzun yıllar “emperyalizme karşı birlik” gerekçesiyle hükümeti destekleyen PCV, özellikle 2020 sonrasında ipleri koparmış; Maduro yönetiminin uygulamalarını bir “zorunlu savunma” stratejisi olarak değil, krizin faturasını emekçilere yıkan ve yerli burjuvaziyle uzlaşmaya dayanan bir “neoliberal uyum programı” olarak değerlendirmişti. PCV’nin eleştirilerinin merkezinde dolarlaşmanın derinleşmesi, ithalat rejiminin serbestleştirilmesi ile ücret ve iş güvencesi mekanizmalarının aşınması yer alıyordu. Bu kopuş, Maduro döneminin “sol içi” meşruiyet kaybının da en somut göstergesiydi.[2]
Maduro dönemine yönelik en sert eleştirilerden biri ise “21. yüzyıl sosyalizmi” kavramının teorik mimarlarından Heinz Dieterich’ten gelmiştir. Dieterich, Chávez ile kurduğu entelektüel yakınlığa ve sürecin gayriresmi danışmanı olarak kabul edilmesine rağmen, zamanla yönetimin en keskin muhaliflerinden birine dönüştü. Ona göre........
