Chávez’den Maduro’ya: 21. yüzyıl sosyalizminin yükselişi ve çöküşü (2)
Chávez döneminde uygulanan ekonomi politikaları, petrol gelirlerinin yeniden dağıtımına dayanan kapsamlı sosyal programlar (misiones), stratejik sektörlerde kamulaştırmalar, kooperatifleşme girişimleri ve katılımcı demokrasi deneyimlerinden oluşuyordu. Bu politikalar, yüksek petrol fiyatlarının sağladığı elverişli koşullara büyük ölçüde bağımlıydı. Chávez’in 2013’te hayatını kaybetmesinin ardından görevi devralan Nicolás Maduro döneminde, söz konusu kazanımların sürdürülebilirliği hızla sorgulanır hale geldi. Bir yandan petrol fiyatlarındaki sert düşüş ve giderek yoğunlaşan ABD yaptırımları gibi dışsal şoklar, diğer yandan içeride üretim kapasitesinin zayıflığı ve ekonomi yönetimindeki stratejik savrulmalar, Venezuela ekonomisini yapısal bir çöküşe sürükledi.
2014 ortasında petrol fiyatlarında yaşanan sert düşüş bir kırılma noktası oldu. Toplam ihracatın yaklaşık yüzde 95’ini oluşturan petrol gelirleri azalırken, hükümet bu daralmaya bir yandan parasal genişlemeyle bir yandan da mevcut kur ve fiyat kontrollerini sertleştirerek karşılık verdi. Bu tercihler, kısa süre içinde hiperenflasyonist bir süreci tetikledi. 2016’da ekonominin yaklaşık yüzde 18 daraldığı tahmin edilirken 2017’den itibaren hiperenflasyon eşiği aşıldı; 2018’de enflasyon astronomik düzeylere çıktı. Sanayide zaten kısıtlı olan üretim hızla daralırken temel gıda ürünleri karaborsaya düştü, birçok ilaç ithal edilemez hale geldi.
Bu ortamda Chávez döneminin simgesel unsurlarından biri olan misiones büyük ölçüde işlevsiz hale geldi; tarihsel olarak zaten çok zayıf olan sağlık ve eğitim sistemleri çökmeye başladı. Beslenme yetersizliği, sağlık sistemindeki çöküş ve ilaç yokluğu ise ölüm oranlarını artırdı. Devletin dağıttığı gıda kolileri düzensiz ve sınırlı hale gelirken, dağıtım süreçlerinde yolsuzluk iddiaları yaygınlaştı. Derinleşen krizle birlikte yedi milyondan fazla Venezuelalının ülkeyi terk ettiği tahmin ediliyor.
Bu süreçte ısrarla sürdürülen çoklu döviz kuru rejimi, dövize erişimi olanlarla olmayanlar arasında büyük bir arbitraj alanı yarattı. İthalat bağımlılığının çok yüksek olduğu bir yapı içerisinde bu sistem, üretimi teşvik........
