Aynı senaryo farklı isimler
Süper Lig’in 9. haftası geride kalırken, Fenerbahçe teknik direktörü İsmail Kartal’ın görevini bırakmasıyla birlikte sezon başından bu yana teknik direktör değişikliğine giden takım sayısı 7’ye yükseldi.
Futbola hakim olan kısa vadede başarı beklentili anlayış, belirlenen hedeften biraz uzak düşen takımın, teknik direktörüyle yollarını ayırmasını adeta zorunlu kılıyor.
Teknik direktörlere uzun vadeli sabredememek, onlara planlarını projelerini hayata geçirmek için ihtiyaç duydukları süreyi vermemek ülke futbolunun kronik sorunları arasında.
Dünyanın en kariyerli teknik direktörleri de söz konusu olsa bu bakış açısı değişmiyor. Ülkemizin futbol tarihi bunun sayısız örneğiyle dolu. Sonradan çabuk unutuluyor ama şimdi teknik direktör olarak “kimler geldi, kimler geçti”nin dökümü yapılsa ortaya büyük şaşkınlık uyandıran bir liste çıkar.
Sorun elbette teknik direktörlerden çok, oyuna bakış açımızda. Bu kadar çok teknik direktör değişikliğini başka türlü açıklamak mümkün değil.
Takımlarımız başarıya hemen ulaşmak istiyor. Bu gerçekleşmeyince teknik direktör, futbolcu ve başarı arasındaki denge bozuluyor ve başarısızlığın faturası da çoğunlukla teknik direktöre kesiliyor. Bazen üst üste iki maçta puan kaybetmek bile bir teknik adamın geleceğini tartışmaya yetiyor.
Oysa futbol, sabır ve istikrar gerektiren bir oyun. Teknik direktörün belirlediği sisteme........
