Hak bilinci
Bizde okullarda yurttaşların hakları ve haklarını savunmaları gerektiği öğretilmez. Devlete biat ve devlet temsilcilerine saygı ve itaat öğretilir. Üniversiteye kadar böyledir de üniversitede farklı mı? Hukuk fakültelerinde bile öğrenciler hakları ihlal edildiğinde haklarını savunamaz. Savunmaya kalktıklarında karşılarında polisi görür. Amfide insan hakları, anayasal haklar okutulur, bahçeye çıktığında idare ve polis bu haklarını ihlal eder. Bunun en somut örneği son yıllarda Boğaziçi Üniversitesinde yaşanıyor.
Sokaklarda, metro girişlerinde polisler insanları durdurup kimlik soruyor ve GBT’ye bakıyor. Bu yapılan yasaya ve Anayasa’ya aykırı. Bir keresinde kimliğimi soran polise “Mahkeme kararı var mı elinizde?” diye sormuştum. Polis kendinden gayet emin olarak telefonundan mahkeme kararını göstermişti. Karar üç ay öncesine ait ve İŞİD saldırısı ihbarı nedeniyle verilmişti. “Bu kararın süresi geçmiş ve benim aranan bir İŞİD’ li olduğuma nasıl karar verdin?” dedim. “Geç abi” demekle yetindi. Bazı davaların olduğu günler Çağlayan Adliyesinin etrafında iki çember halinde kimlik sorma, GBT araştırması yapma uygulaması yapılır. Bunun kararını Eski Başsavcı Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek mi veriyordu yoksa başkası mı bilmiyorum. Oysa adliyeye girişte zaten X Ray cihazından geçilir. Arama ve kimlik tespiti yapılır. Hatta bazı yünler yine Anayasa’ya aykırı olarak adliyede işi olmayanlar içeri alınmaz. Geçen sene 25 Kasım kadın eyleminden Karaköy’de gözaltına alınan kadınların davası varmış, Metro çıkışı bir kadın polis kimlik sordu. “Mahkeme kararı var mı?” dedim. Kadın polis biraz tereddüt edince, yardımına bıçkın genç bir polis geldi. “Ne oluyor?” falan deyip, meseleyi anlayınca “Kimliğini göstermezsen polise karşı koymaktan gözaltına alırım” diye tehdit etti. “Al, ama önce kimliğini göster, ismini alayım ki, ben de seni şikayet edebileyim” dedim. Kimliğini yıldırım hızıyla bir gösterir gibi yaptı........
