menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’de Yabancı Dille Öğretim Paneli’nde Ne Konuşuldu?

28 0
11.05.2026

Ülkemizde Yabancı Dil öğretimi/eğitimi bir türlü başarıya ulaşamadı. Özellikle akademik alanda bir çok akademisyen Yabancı Dili veremediği için Dr., ya da Dr.Öğr.Üy. kadrosunda yığılıyor. YÖK verilerine göre 2025 ‘de bu rakamın 46.000 civarına yükseldiği bildirilmiştir. (Toplam Öğr.Üy.sayısı 185.000. Demek ki nerdeyse %’ine tekabül etmektedir.)

Hala ülkemiz yabancı dilde öğretim mi, yabancı dille eğitim mi? buna karar verememiştir. 

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği işbirliğiyle, "Türkiye'de Yabancı Dille Öğretim: Tespit, Değerlendirme ve Öneriler" başlıklı düzenlenen panelde, dil ve kimlik tartışmaları, kültürel yozlaşma ve dil politikaları konuları ele alınmış.

Konuşmalardan ilgi çeken bölümleri yorumlarımızla verelim:

MEB Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci: 

"Türkiye'de yabancı dilde eğitim kalitesinin yükseltilmesi projesi kapsamında 4 temel dil becerisine dayalı ölçme ve değerlendirme yaklaşımıyla yabancı dil öğretimini daha nitelikli hale getirmeye çalıştık. Eğitim dili politikası, yabancı dil öğretimini destekleyen ancak öğretim dilinin Türkçe olarak korunmasını esas alan bir yapı üzerine kuruldu"

AY: Bu görüşe katılamıyoruz. Her üst makama gelen kişi, yapılan işlere -yanlışta olsa- toz kondurmuyor. Gelenek oldu bizde. Sn. Yelkenci de kararsız. Bir cümle içinde hem eğitim, hem öğretim diyor. TDK'ya göre öğretim: “belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedrisat veya talim anlamına gelir.” Eğitim ise; “çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme ve terbiye etme sürecidir”

Demek ki Y.Dil alanında “Öğretim” daha uygun kelimedir. 

Peki nitelikli hale nasıl gelmiş? 

Hangi çıktılar sonucu bu karar varılmış?

Öğretim dilinin Türkçe olarak korunması nasıl esas alınmış?

Yıllardır yabancı dilin akademide baraj olmamasını (Özellikle Müzik ve Güzel Sanatlar vb. alanlarında) savunuyoruz. Baraj olunca, akademik yani “Türkçe yapılan çalışmalar” ikinci plana itiliyor. Önerdik: Y.Dil 40 puan Akademik çalışmalar 60 puan= 70 almak zorunlu. Yok olmuyor. 

Bir bildiriyi Türkçe sunarsanız 5 puan ise, çevirip yabancı dilde sunarsanız 10 puan…Olurmu?, oluyor! Hem de örnekleri çok!

Üste geçen, yani Prof. olan akademisyenler alttakilerin (Arş.Gör., Dr.Öğr.Üy.) yükselmemesi için ne gerekiyorsa yapıyorlar.

Yelkenci: “Tarihsel olarak bakıldığında Türkiye'de farklı dönemlerde farklı yabancı dillerin etkin olmuş. Bunlardan ilki 19. yüzyılda Fransızca, 1948'den sonra özellikle Marshall yardımlarıyla beraber İngilizce, yakın bir zamanda Almanca oldu. "Güncel literatür, dil gelişiminin yalnızca bir iletişim becerisi olmadığını, insanın kimlik oluşumu, kültürel aidiyeti ve düşünme biçimiyle doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çerçevede anadilde yetkinlik, akademik gelişimin yanı sıra kültürel sürekliliğin ve toplumsal bağın da temel belirleyicileri arasında yer almaktadır. Türkiye'de yabancı dil eğitimi ve yabancı dilde eğitim kültürel, siyasi ve ekonomik etkileşimlerin bir yansıması olarak tarihsel süreç içinde değişime uğramıştır." 

Yabancı dilde eğitimle, yabancı dil eğitiminin birbirinden ayrılması........

© Enpolitik