10 bin Euroluk bir “VIP” koltukta 90 dakikada neler gördüm neler
İnsan hayatında bazı şeyler vardır. İngilizce buna “Once in a life experience” denir. Yani “Hayatta bir kere yaşanabilecek deneyimler…” Geçen Pazar akşamı işte böyle bir deneyim yaşadım.
BU BAŞLIĞA GICIK OLABİLİRSİNİZ AMA GICIKLIĞIMI MAKUL ŞEKİLDE İZAH EDECEĞİM
10 bin Euro rakamı bazı insanları “gıcık edebilir.” Haksız da değiller. Neticede 450 bin TL demek bu. 90 dakika için asgari ücretin 14 katı. Bunu biliyorum, ama yine de öyle ifade edeceğim: Böyle diyorum ki, çünkü ancak üzerinde adımın “SR ERTUĞRUL ÖZKÖK” olarak yazıldığı 450 bin TL’lik bu koltukta oturduğum takdirde yaşayabileceğim şeylerdi bunlar. O nedenle gıcık olsanız bile okumaya çalışın. Anlattığım zaman daha iyi anlayacaksınız.
BİR EL CLASSICO’DA BONUS OLARAK NE GÖREBİLİRSİNİZ
Geçen Pazar akşamı bir futbolsever için rüya sayılabilecek bir derbiyi izlemeye davetliydim. Bütün dünyada “El Classico” olarak bilinen “Barcelona-Real Madrid” derbisi. Maçı “Spotify Nou Camp” adı verilen bu statta izledim. Üstelik de “Bonus” olarak bir şampiyonluk kutlaması vardı. Barcelona, Real Madrid’i 2-0 yenerek 14 puan farkla La Liga şampiyonu oldu ve daha lig bitmeden kupası maçtan sonra gözümüzün önünde verildi. Ama ben bu “Bir defalık deneyimin” hikâyesine baştan başlayayım.
PAZAR GECESİ 600 MİLYON KİŞİNİN SEYRETTİĞİ BU STADI KİM İNŞA EDİYOR
Barcelona’nın Pazar günkü bu maçını dünyada 600 milyona yakın insan seyretti. Bu 600 milyon insanın seyrettiği Nou Camp stadını, bir Türk şirketi adeta yeniden yaratıyor. Yeniden yaratıyor diyorum, çünkü çok zor bir proje. Eski stadın bir bölümü tarihi eser statüsüne giriyor. O bölüm korunarak etrafında yeni bir mimari tasarım ve buna uygun mühendislik becerisi gerçekleştiriliyor. Bu binayı yapan Türk şirketi “Limak.” Her zaman yazıyorum ve ömrüm yettikçe yazmaya devam edeceğim.
BANA BİR TÜRK OLARAK GURUR VEREN TÜRK ŞİRKETLERİ
Türk şirketlerinin, Türk markalarının başarıları benim için büyük gurur ve övünç kaynağı. O nedenle gelebilecek hiçbir eleştiriyi umursamadan, böyle şirketlerimizi, markalarımızı övmeye devam edeceğim. Tıpkı Aselsan’ın, TUSAŞ’ın, Roketsan’ın, Bayraktar’ın savunma sanayi alanındaki başarıları gibi. İşte bu büyük derbiye Limak’ın davetlisi olarak gittim.
BU STADI İNŞA EDEN ŞİRKETİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI BİR TÜRK KADINI
Gururumun bir başka nedeni de şuydu: Bu şirketin Yönetim Kurulu Başkanı bir Türk kadını. Ebru Özdemir… Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü mezunu bir mühendis. Yani 600 milyon kişinin seyrettiği o stadı, başında mühendis bir Türk kadının bulunduğu bir Türk şirketi adeta yeniden yaratıyor. Limak’ın yönetim kurulunun üyelerinden 4’ü oradaydı. Onursal Başkan Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu üyeleri Batuhan Özdemir ile şirketin iki kurucu ortağından biri olan Sezai Bacaksız’ın oğlu Turhan Serdar Bacaksız. Ayrıca şirketin en önemli yöneticilerinden biri olan ve hâlen Barcelona Projesi’nin başında görev yapan Reşit Yıldız da bize Nou Camp hakkında çok ilginç bilgiler verdi. Kısaca ilk ayrıcalığımız, Barcelona’ya onların daveti ile gitmekti.
10 BİN DOLARLIK DAVETİYENİN ÜZERİNDE NELER YAZIYORDU
Ama 10 bin dolarlık koltuğun asıl davet sahibi başkasıydı. Önce şunu söyleyeyim: Bize verilen bir bilet değil, bir davetiyeydi ve üzerinde aynen şu yazıyordu: “Başkanlık Locası Davetiyesi: FC Barcelona Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, SR Ertuğrul Özkök’ü Spotify Nou Camp Locası’ndan şu maçı izlemeye davet ediyor: FC Barcelona-Real Madrid”
Yani bu davetiye ile maçı Kulüp Başkanı Joan Laporta’nın da bulunduğu locadan izliyorsunuz.
12.500 EUROLUK EN PAHALI YERDE KİMLER OTURUYOR
Hemen belirteyim, bu o maçın en pahalı yeri değil. En pahalı bölge, takımların yedek kulübelerinin hemen üstünde, futbolcuların eşlerinin de maçı seyrettiği küçük bir bölüm. Oranın fiyatı 12.500 Euro.
BİZDEN DE İMTİYAZLI “SOCİ”LER YILDA KAÇ PARA ÖDÜYOR
Diyeceksiniz ki sıradan bir taraftar bu maçı kaç paraya izliyor. Orada sistem biraz karışık. Çünkü stadın bir de “Soci” denilen kombine biletleri var. Bunlar kulübün resmî üyesi insanların sahip olduğu kombine biletler. Bir anlamda “babadan oğula” geçen, miras yoluyla devam eden sezonluk kombine biletleri bunlar ve fiyatları çok ucuz. Yıllık 800-1200 Euro arası. Ama bunların sayıları sınırlı.
İYİ DE KARDEŞİM TARAFTAR KAÇA SEYREDİYOR BU MAÇI
Vatandaş taraftara gelince, onu da söyleyeyim… (*) Bu maç için en ucuz biletler 319-500 Euro arası. (*) İyi yan tribünler 700-800 Euro. (*) VIP başlangıç biletleri 1650-1750 Euro. (*) VIP Premium 2450-2750 Euro.
ONDAN SONRA BİZİM GİBİ “MUTLU MİNİK AZINLIK” GELİYOR
Ondan sonra ise bizim gibi “Mutlu minik azınlık” geliyor. Yani bu maçı Başkan Laporta’nın beş altı sıra üstünde seyretme şansına sahip çok mutlu minicik bir azınlık… Şimdi geleyim, o 10 bin Euroluk koltukta oturma sayesinde gördüklerime ve yaşadıklarıma…
İLK ADIM İLK FARK: MAVİ HALI VE KIRMIZI PERDELİ GİRİŞ
Stat henüz tamamlanmadı. O nedenle bizim girdiğimiz yerler bile geçici bir düzendi. Ama kırmızı bir halıdan ve devasa kırmızı perdelerin altından geçerek geldik “Başkan locasına…” Size gönderilen davetiyede yer ve numara yok. Orada özel bir resepsiyonda size nerede oturacağınız gösteriliyor. Oradan “Başkanlık Lounge’ı” denilen geniş bölüme geçiyorsunuz.
BAŞKAN LOCASINDA GUSTO ŞOKU: BİR “NOBU” ŞEFİ KARŞILIYOR BİZİ
Daha girerken ilk şaşkınlığımı yaşıyorum. Çünkü girişte beni dünyanın en ünlü Uzak Doğu restoranlarından biri olan “Nobu’nun” küçük bir açık mutfağı karşılıyor. Yani ünlü şef Matsuhisa ve Robert De Niro’nun restoranı… Nobu şefleri size orada gözünüzün önünde suşi ve saşimiler hazırlıyor. Bugüne kadar F1 Grand Prix, EuroLeague, Şampiyonlar Ligi finallerinin VIP Lounge’larına girdim. Hayatımda ilk defa böyle büyük bir markanın “Başkan Locası’nda” yaptığı servise tanık........
