We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İnsanın, insana duyduğu nefretin anatomisi

1 0 0
20.08.2021


İnsan türü ilk çığlığını daha doğar doğmaz atar.

Bu çığlık; hem cennetinden ayrılmış olmasının acısını hem de bizatihi varlığını izhara yöneliktir.

İnsan meşakkatlerle dolu dünya hayatında cennet fikri ile yaşamak zorundadır. Bu zorunluluk her bir insanı nihayetinde bir yol ayrımına getirip bırakır. İsyan ve teslimiyet; yol ayrımının tabelalarıdır.

İsyan; cennetten tardedilmiş insanın Yaratıcısına karşı duyduğu öfkesidir. Bu öfke o kadar büyür ki süreç içerisinde insan “tanrısal” bir iddia ile yeryüzünde bir cennet inşasına yönelir, Yaratıcısı ile olan bağını kopararak zalimlerden olur. Teslimiyet ise; Yaratıcısı ile olan bağı gizli ya da açık bir muhabbet ile devama yöneliktir. Teslim olan insan, bir fani ve bir aciz olduğunun bilincindedir. Verili hayatını, Verenin rızası doğrultusunda yaşamaya gayret ve cesaret gösterir. Nihayetinde Rabbine; sonsuzluğa kavuşur. Nitekim Soren Kierkegaard, imanı; “fani ve aciz insanın sonsuzluğa yönelebilme cesareti” olarak tarif eder.

İnsanın, insana karşı saldırganlığı fıtri bir durum değildir. İnsanın insana karşı duyduğu kurumsal nefretinin bir sonucudur. Her türden şiddet, insanın insana karşı olan nefretinin harekete geçirdiği bir cehalet çıktısıdır. Nefret olgusunda merkezde, insanın Yaratıcısı ile olan sorunlu ilişkisi bulunmaktadır. Bu sorunlu ilişkinin arka planını ise cennetten tardedilen insanın Yaratıcısına karşı duyduğu öfke oluşturur. Bu durumu Habil Kabil olayında apaçık görmek mümkündür:

Allah (c.c), Habil ve Kabil’den birer kurban istemiştir. Habil en semiz koyununu seçip getirmiştir. Kabil ise birkaç cılız buğday başağı ile tedirgin beklemektedir. Kabil’in tedirginliği, kabul ve ret noktasındaki sınavın sonucunu merakından değil. Kabil’in tedirginliği, buğdayı Allah’ın bir nimeti olarak görmemesindeki yanılma payının büyüklüğünü hissetmesidir. Yoksa sınavın sonucu başından bellidir.

Kabil buğdayı neden Allah’ın bir nimetin olarak görmek istememektedir?

Önce sert toprağı sürmüş, taşlarını ve otlarını ayıklamış,........

© Düşünce Mektebi


Get it on Google Play