Yine Dejavu, Yine mi Tekerrür!
İslam Medeniyeti tarihte istilalara uğradı. Bu barbar istilalar sırasında çoluk-çocuk, yaşlı-kadın ayırt edilmeden vahşi katliamlardan geçirildi, büyük acılar yaşadı.
Tatar İstilası başladığında İslam Coğrafyası siyasi, bölgesel hegemonik rekabetlerle paramparçaydı. İşte bu parçalanmışlıktan gelen güçsüzlük ve bu güçsüzlüğün düşmanda doğurduğu talan ve sömürme iştahını, aslında istilanın en önemli sebebi saymak mümkündür. Bugün gibi. Sanki ard arda hep aynı “dejavuyu” yaşıyoruz veya yinelenen tarihi bir “tekerrür” içinde sürekli yuvarlanıyoruz.
Moğol istilasında İslam coğrafyasının iki büyük gücü (Harzemşahlar ile Abbasiler) arasında ortak düşmana karşı birliktelik kurulamadı. Harzemşahlar güç zehirlenmesi yaşıyor, diğer Müslümanların desteğini küçümsüyordu. Bağdat'taki Abbasi Halifesi ise Moğol istilasından endişelenmekten daha çok, Harzemşahların gücünün kendi hakimiyet alanını gölgede bırakacağı endişesini taşıyordu. Bu hegemonik rekabet şekli, bugün size de biraz tanıdık gelmiyor mu!?
Ama ötesi var. Tarihteki kimi devletlerimiz, İstila sırasında sadece yerlerine oturup beklemediler. Kimi Müslüman devletlerin istilacılara direk veya dolaylı destekler verdiğini bile okuyabiliyoruz. Evet biliyorum inanılası gelmiyor. Ama bazen sizde de bir dejavu hissi oluşmuyor mu?!
Tarihte beklenen olmuş, Moğollar Harzemşahlarla işlerini........
