menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya Nereye Gidiyor?

8 0
10.01.2026

Geçtiğimiz 2025 yılına, Suriye’de Esed rejiminin devrilmesi ve geçici Ahmet Eş Şara yönetiminin göreve gelmesinin etkisiyle girmiştik.

Bu yıl ise, Terörsüz Türkiye sürecinde daha önce mutabakata varılmasına rağmen imzalarının arkasında durmayan YPG/SDG’ye yönelik olarak Suriye Hükümeti’nin Halep’te kontrolü altında tuttuğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine operasyon düzenlenerek girildi.

Diğer taraftan yıla, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşinin ABD tarafından uluslararası hukuka aykırı şekilde kaçırılmasıyla başladık.

Elbette ABD Başkanı bu kaçırma eylemini gerçekleştirirken Grönland, Küba, Panama, Kolombiya, Kanada ve Meksika’nın da yakın hedefleri arasında olduğunu açıklarken, İran’daki sokak eylemlerini de destekledi.

Bu gelişmeler şunu gösterdi ki, Çin ile iş birliği yapan ülkelere ABD herhangi bir eylemde bulunduğunda Çin çoğu zaman sadece kınamayla yetiniyor; bunun ötesine geçemiyor.

Çin sadece ticaretine bakıyor. O ticaret de ABD müdahalesine kadar sürebiliyor.

Ancak ABD’nin Çin’e karşı endişesi devam ediyor.

Çin, Amerika kıtasından sistematik biçimde dışlanıyor.

Çin de bu konuda kayda değer bir karşılık veremiyor.

1823’te Avrupa ülkelerinin Amerika kıtasına karışmaması için dönemin ABD Başkanı James Monroe tarafından ortaya konulan Monroe Doktrini’nin yerini bugün fiilen Donroe Doktrini alıyor.

Monroe Doktrini’nde ABD’nin de Avrupa’ya karışmaması ilkesi yer alırken, Donroe Doktrini’nde Trump her ne kadar “Önce Amerika” dese de bu yaklaşım başka kıtalara karışılmayacağı anlamına gelmiyor.

Asya-Pasifik’te Çin’e karşı önce Hindistan’ı konumlandırmak isteyen ABD, Hindistan’a yüzde 59 gümrük tarifesi uygulamaya başlamasıyla bu stratejinin işlemediğini gördü.

Sanae Takaichi’nin Japonya Başbakanı seçilmesinden sonra Japonya ile Çin arasındaki gerilim başlıkları yeniden gündeme geldi.

Çin ile Tayland arasındaki gerilimler uzun süredir devam etmekle birlikte Tayland ile Çin ölçeğinde bir mukayese yapmak çok makul görünmüyor.

Ancak 2026 yılında Trump’ın göreve gelir gelmez başlattığı “Ticaret Savaşları” yaklaşımının yerini ciddi biçimde 3. Dünya Savaşı ihtimalinin almasıyla karşı karşıya kalabiliriz.

Trump yalnızca yakın coğrafyasıyla değil, Avrupa’yla da ciddi bir gerilim içinde. ABD ile Avrupa arasındaki........

© Diriliş Postası