menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Atamalar üzerinden Anayasa tartışması yapmak ne kadar doğru?

11 0
15.02.2026

Atamalar üzerinden Anayasa tartışması yapmak ne kadar doğru?

Türkiye yönetimi, kabine değişimlerine yabancı bir yapı arz etmiyor; fakat 11 Şubat 2026 sabahı ilan edilen yeni görevlendirmeler, Meclis koridorlarında alışılmışın dışında bir tansiyon doğurdu. İçişleri Bakanlığı makamına Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin, Adalet Bakanlığı koltuğuna ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in getirilmesi, muhalefet kanadında sert yankı buldu. Bilhassa yargı içerisinden gelen bir ismin doğrudan icra mekanizmasının başına geçmesi, "Anayasa’ya aykırılık" iddialarını siyasetin merkezine yerleştirdi. Oysa Anayasa’nın 104. ve 106. maddeleri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası gereği bakanları atama yetkisini hiçbir merciye danışmaksızın doğrudan Cumhurbaşkanı’na bırakmıştır. Bir ismin bu makama layık görülmesi adına hukuk sisteminin aradığı yegâne ölçüt, Anayasa’nın 76. maddesinde yer alan “milletvekili seçilme yeterliliğine” haiz olmasıdır. Dolayısıyla, bir kamu görevlisinin bu yeterliliği taşıması durumunda yürütme erki tarafından görevlendirilmesi, anayasal bir yetkinin kullanımıdır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı gibi yüksek profilli bir ismin atanmasını "istifa zorunluluğu" penceresinden tartışmak, hukuki bir yanılgı içerir. Seçim Kanunu’nda yer alan istifa şartı, bir kamu görevlisinin seçim yoluyla yasama organına dahil olma süreci için geçerli bir kuraldır; oysa bakanlık ataması bir “idari tasarruf” ve doğrudan “yürütme” görevlendirmesidir. Atama kararı Resmi........

© Dikgazete.com