menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs'ta aynı diplomatik hareketlilik neden iki tarafı da tedirgin ediyor?

33 0
28.06.2026

Kıbrıs'ta aynı diplomatik hareketlilik neden iki tarafı da tedirgin ediyor?K

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín’in son temaslarının ardından adada dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Müzakerelerde yıllarca karşılıklı oturmuş iki eski baş müzakereci; Rum tarafında Andreas Mavroyannis ile Türk tarafında Özdil Nami, peş peşe kamuoyu önüne çıkarak sürece ilişkin uyarılarda bulundu.

İlk bakışta bu açıklamalar birbirine benziyor gibi görünebilir. Oysa dikkatle okunduğunda iki ismin aynı diplomatik hareketliliği bambaşka gözlerle değerlendirdiği görülüyor. Mavroyannis, federasyonun gevşetilerek konfederasyona yaklaşan bir modele evrilmesinden endişe ederken, Nami yıllarca oluşmuş müzakere birikiminin yeni formül arayışları uğruna riske edilmesinden kaygı duyuyor.

Bu nedenle asıl ilginç olan, iki eski müzakerecinin aynı şeyi söylemesi değil; aynı gelişmenin iki tarafın en deneyimli isimlerinde farklı gerekçelerle de olsa benzer bir huzursuzluk yaratmış olmasıdır.

Mavroyannis’in kaygısı açık. Ona göre son günlerde dillendirilen ‘gevşek federasyon‘ söylemi, gerçekte merkezi yetkileri son derece sınırlı, kurucu devletleri ise fiilen bağımsızlaştıran bir modele dönüşebilir. Hatta bunu “konfederasyondan bile kötü” olarak nitelendiriyor. Asıl endişesi, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde bazı kazanımlar elde etmesi karşılığında federal devletin içinin boşaltılması.

Özdil Nami ise başka bir noktaya dikkat çekiyor. Onun itirazı, modelin gevşetilmesine değil, modelin yeniden tasarlanmaya çalışılmasına. Nami, onlarca yılda oluşan müzakere birikiminin ve Crans-Montana’da ulaşılan yakınlaşmaların yeni formül arayışları uğruna riske edilmemesi gerektiğini savunuyor. Sorunun yeni anayasal modeller üretmekten çok, mevcut........

© Diken