menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toplumsal bütünleşme mi?

24 0
07.08.2026

360 imzalı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” başlıklı çerçeve yasa TBMM’ye sunuldu. Kırk yılı aşkın süren çatışmanın sona ermesini istemeyen herhalde çok az kişi vardır. Tam da bu nedenle bugün yükselen eleştiriler barış arayışının kendisine değil, sürecin nasıl yürütüldüğüne yöneliyor.

Asıl tartışma şu sorular etrafında dönüyor: Bu süreç hangi ilkelerle yürütülüyor? Çerçeve yasa neden kamuoyuyla ayrıntılı biçimde paylaşılmadı? Bundan sonra hangi anayasal ya da yasal düzenlemeler planlanıyor? Sürecin sınırları nedir? Kimlerle hangi mutabakatlar sağlandı? Parlamento bu sürecin asli karar mercisi mi olacak, yoksa bir süredir olduğu gibi yalnızca önüne gelen metinleri onaylayan bir kurum mu?

Dolayısıyla mesele yalnızca güvenlik meselesi değil. Aynı zamanda şeffaflık, demokratik meşruiyet ve toplumsal güven meselesi...

Türkiye böyle bir süreç yürüten ilk ülke değil. Elbette her ülkenin tarihi, anayasal düzeni ve toplumsal dinamikleri birbirinden farklı. Ancak başarılı örnekler incelendiğinde ortak bazı demokratik ilkelerin öne çıktığı görülüyor

- Kuzey İrlanda (Good Friday Agreement-1998): Bugün dünyadaki en başarılı örnek. 1980’lerden itibaren İngiliz hükümeti ile IRA arasında gizli temaslar başladı. İlk yıllarda kamuoyu hiçbir şey bilmiyordu. Hatta hükümet yıllarca görüşmeleri inkâr etti.

Sonra ne oldu? Süreç olgunlaşınca İngiltere hükümeti ; İrlanda Cumhuriyeti; Sinn Fein; birlik yanlısı Protestan partiler; sivil toplum aynı........

© Cumhuriyet