AKP 25 yaşında
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) artık 25 yaşına girdi. Güzel bir yaş! Ne var ki AKP’liler ad kısaltma yöntemine aykırı olarak kendilerine AKP diyeceklerine AK Parti diyorlar. Tehlikeli bir kısaltma. Atalarımıza göre “Ak mı kara mı geçitte belli olur”, ağızda değil! O geçit “tarih baba geçidi”dir.
Her ne kadar bir “kart muhalif” de olsam, benim de kutlamaya katılmam “edep” gereğidir. 16 Eylül 2021 günü Hürriyet gazetesinde yayımlanan karşılama yazımla kutlamaya katılıyorum:
AKP’NİN KOLEKTİF AKLI
Franz Kafka’nın “Değişim”¹ adlı romanının kahramanı Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendini hamamböceği olarak bulur.
Bizim teokratik devlet mecnunu, şeriat düşkünü, ümmet meftunu, Arapperest siyasal İslamcılarımız da tıpkı Gregor Samsa gibi, bir sabah uyanınca kendilerini “muhafazakâr demokrat” olarak bulmuşlar.
“Bulmuşlar” diyorum, çünkü bu değişimin herhangi bir tanığı yok. Kendi sözleri. Kendi sözleri olunca da sabıkaları olduğu için, inanmak biraz zor. Kimse kendilerinden değişmelerini istemedi. Çok önemli bir nedeni olmalı ki ağır suç işledikleri için yıllarca hapiste kalmış sabıkalılar gibi “Biz değiştik!” diyorlar.
R.T. Erdoğan ve arkadaşlarının değişip değişmemeleri aslında beni ilgilendirmemesi gerekir. Ne var ki Cumhuriyet ve başta laiklik olmak üzere Cumhuriyet ilkelerini içlerine sindirmeleri hem kendilerinin hem de ülkenin yararına. Bu nedenle, değişim bu bağlamda ise buna kayıtsız kalmam olanaksız.
Bu konuda düşünmeyi sürdürelim: AKP’nin başkanı R.T. Erdoğan, roman kahramanı Gregor Samsa gibi bir mutasyona uğrayıp değişti diyelim. Abdullah Gül, Abdullatif Şener, Bülent Arınç ve öteki zevat nasıl olup da hep birlikte koro ve kitle halinde değiştiler? Aynı anda yumurtadan çıkarak........
