Anlam
Anlamı bulamıyorum. Evin her yerini aradım, yok. Zaten böyle olacağı belliydi, uzun zamandır ha bire küçülüyordu. Son dönemde her günüm onu aramakla geçiyordu ama bir şekilde de buluyordum. İlk kez ne kadar ararsam arayayım bulamadım.
Belki dışarı çıkmıştır veya ne bileyim, pencereden düşmüştür diye sokağa çıktım. Ve aynı anda bu yaptığım da anlamsız geldi. Evde kaybettiğim anlamı sokakta nasıl bulacaktım?
“Merhaba sevgililer” dedim genç bir çifte.
“Biz sevgili değiliz,” dediler. Hiç umurumda olmadığı halde, nezaket gereği sormuş bulundum: “Nesiniz peki?
“Biz takılıyoruz” dedi biri. “Bedensel alışveriş yapıyoruz. Dünya bizle hiçbir anlamlı ilişki kurmazken, birbirimizle ilişki kurmak gereksiz ve anlamsız. Sen de şu anlam arayışındaki boomer’lardansan aradığını burada bulamazsın.”
Takılan çiftin cümleleriyle içimden dalga geçerek oradan uzaklaştım. Anlamsız hayatlarını çocuklarıyla anlamlandırmaya adamış yarı cahil ebeveynlerin takılgan ürünleri.
∗∗∗
Biraz ötede yine genç yaşlarda bir grup vardı. Hepsi yabancıymış, hepsi buraya Erasmus’la gelmiş.
“Ararsan anlam olur,” dedi Fransız olan.
“Anlamı arama,” diye itiraz etti Cezayirli.
“Anlamı anlama,” dedi Alman, dokunsan ağlayacak........
