Rahatlar rahatsız olsa
A-na-ya-sa-sız-laş-tır-ma! Bu kelimeyi konuşurken de böyle heceleyerek söyleyebiliyorum. O kadar ki kelimeyi söylemeyi başarmak anlamına kafa yormaktan daha zor geliyor. Kelime genelde “hukuk devletinin tabutuna çivi çakıldı” kalıbıyla birlikte kullanılıyor malum. Ben bu aralar hukuk devletinin tabutunun ne kadar büyük olabileceğine kafa yoruyorum mesela. Sonuçta bunca çok çiviyi alabilecek tabut, ancak Yuşa Tepesi’ndeki gibi bir kabirde olur, değil mi?
Gerçi bizim kuşak “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” ile başlayan inci tanelerini duyarak büyüdü. O zamanın büyüklerinin bir kısmı bunu çok eleştirdiler. Biz çocuktuk, sokakta oyun oynuyorduk. Sonraları Gırgır Dergisinin “kaç Turgut” ettiği konuşulmaya başlandı. Derginin kapağının Turgutlarla kaplı olduğu zamanı hatırlıyorum mesela. Biz o zamanlar büyümeye can atan çocuklardık ve hala sokakta oyun oynuyorduk.
Yıllar geçti, anayasa delindi, yamalandı. Olmadı yanına sürfile çekildi, overlokçuya gitti, delinen yerlere çiçek motifleri eklendi. Arada sırada “bu artık dikiş de yama da tutmuyor yenisini yapalım” denildi. O arada “vintage akımı” başlamıştı, anayasa eski de olsa kimi gözlere güzel geldi. Peşinden........
