menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cambaza bak-II

31 10
12.12.2025

Türkiye, tarihinin en sinsi kuşatmasını yaşamaktadır. Bu kuşatmanın sınırlarını silah sesleri değil veri akışı belirlemektedir. Doğu Akdeniz’de NEMESIS 2025 tatbikatıyla kendini daha da net gösteren bu derin ve sinsi proje; üç kıtayı bir birine bağlayan bir stratejinin ürünüdür. Yunanistan’ın Midilli, Sakız ve Rodos’a yerleştirmeyi düşündüğü İsrail yapımı LORA füzeleri; GKRY üzerinden Avrupa’ya yönlendirilmek istenen Doğu Akdeniz gazı; Ukrayna’nın insansız deniz araçlarıyla Karadeniz’de Rus tankerlerine düzenlediği saldırılar ve İsrail’in Suriye’de işgal ettiği Hermon Dağı kuşağındaki “tampon bölge” tezgâhı…

Hepsi aynı stratejinin farklı etkileşimleri. Bu stratejiye istemeden hizmet edecek olan farklı bir etkileşim ise Türk toprağına yerleştirilmiş AN/TPY-2 “Kürecik” radarı. Sık sık kaleme aldığımız Kürecik Radarı bir kez daha radarımıza yakalandı.

Bu radar, resmen İran balistik füzelerini izlemek için Malatya’ya yerleştirilmiş olsa da artık başka bir işlev kazandırılmaktadır. Sözde dostlarımızın Kürecik ’den gelen verileri NATO’nun C2BMC komuta ağı üzerinden İsrail’e aktarması ve bu verilerin Arrow-3, Davud Sapanı ve Demir Kubbe sistemlerini beslemesi yaşadığımız vahim durumu bizlere göstermektedir. Bunla birlikte, Yunanistan’ın “Aşil Kalkanı” hava savunma sistemini İsrail yapımı radar ve roket sistemleriyle donatması, sürecin nereye doğru evirileceğini bizlere şimdiden göstermektedir.

ABD’nin önemli düşünce kuruluşu CSIS (Center for Strategic and International Studies)’nin raporuna göre, EPAA (European Phased Adaptive Approach) mimarisinin Türkiye’de yer alan TPY-2 radarı olmadan işlevsiz olacağı vurgulanmıştır. Romanya’daki Deveselu ve........

© Aydınlık