Konut sektörünün can suyu
Evi olan satmakta, ev almak isteyen ise o yüksek faiz oranlarıyla kredi çekmekte zorlanıyor. İşte tam bu tıkanma noktasında, piyasaya adeta bir ilaç gibi yetişen bir sektör var: *Katılım Finans Ekosistemi*.
Bugün sizlere katılım bankalarının ve devlet lisanslı tasarruf finansman şirketlerinin piyasada nasıl bir "konut satış motoru" haline geldiğini, bu sistemin arkasındaki devasa rakamları ve piyasaya etkilerini çok sade bir dille anlatmak istiyorum.
Faiz yok, el birliği var: Konut satışlarına büyük doping
Banka kredilerinin önünün kapandığı bu dönemde, geleneksel yöntemlere alternatif arayan vatandaşlar katılım finans sistemine akın etti. Aslında sahada gördüğümüz şey çok net: Son zamanlarda Türkiye genelinde yapılan konut satışlarının çok büyük bir kısmı, katılım bankalarının konut finansmanları ve tasarruf şirketlerinin o bildiğimiz "faizsiz el birliği" havuzlarından çıkan nakit paralarla dönüyor.
Bu durum hem inşaat firmalarının elindeki konutları satıp nakit akışı sağlamasına yarıyor hem de orta ve dar gelirli ailelerin yüksek faiz yükü taşımadan ev sahibi olmasını sağlıyor. Yani sistem, konut piyasasındaki o can alıcı talebi diri tutuyor.
Sektörü sırtlayan önemli kurumlar
Peki, sahada iş yapan, vatandaşın bütçesine dokunan bu kurumlar hangileri ve ne kadarlık bir büyüklüğe ulaştılar? Gelin en çok öne çıkanlara birlikte bakalım:
Emlak Katılım (Katılım Bankası): İnşaat ve konut sektörünün içinden gelen bu köklü kamu bankası, tek başına piyasaya *234,7 milyar TL*........
