Mayıs'ta Öldürüldük Haziran’da Direndik
Takvim yaprakları 1970'leri gösterirken, daha çocukmuşuz. Ne bugünkü gibi işine geleni gösteren basın yayın kuruluşları var, ne de bu günkü gibi duyarsız insanlar.
Zamanla 1970'leri okuyup öğrenince, "15-16 HAZİRAN" diye ŞANLI BİR EMEKCİ tarihi çıkıyor ama bugünün emekçilerinin çoğunun neredeyse haberi yok. Bugünün emekçisi, çoğuna yabancı. Ne acı!..
Oysa sınıf bilinci olan emekçiler üzerinden yıllar değil, asırlar bile geçse, Türkiye İşçi Sınıfının bu şanlı mücadele günleri, tarihe altın harfler ile kazındı.
O yıllar dünyada olduğu gibi ülkemizde de özgürlük ve demokrasi rüzgarları esmeye başlamış, her ne kadar şekline ve idamlarına karşı dursam, katılmasam da, "27 Mayıs 1960 İhtilali" bu ülke tarihine en özgürlükçü Anayasayı armağan etmiştir.
Bu sayede, işçi hakları diye bir kavram ve bilinç toplumda ve emekçi kesimde karşılık bulmuştur.
Bu süreç, sermaye ve sermaye hükümetlerine korku salarken, emek ve demokrasi mücadelesi yürüten işçilere ve emekçilere ise kararlılık ve mücadele bilinci aşılamıştır.
Bugünden konuya ve olaya bakınca, ben neler yazıyorum ya diyorum ama yine de iki kişi okur diye de saf saf karalamayı sürdürüyorum. Hem de "yine bu yaz güneyden" yeni gelmişken.
Neyse, o kısmını "es geçeyim"!.. Emekçiler duyarlı, aydınlar bilinçliymiş gibi davranayım. Dünyanın dört bir yanından toplanan insanların "mülteci, sığınmacı, ilticacı"ymış gibi sandırılarak, en yetkililerin dillerinden düşürmedikleri emek sömürüsünü görmezlikten gelerek, işsizliğin sebebini de "iş beğenmiyorlar"a bağlayarak........
