menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump davranışı ve çocuk suçları

18 0
21.01.2026

Ülkemizde giderek artan çocuk yaştaki suçluluk olayları sebepler üzerinde derin düşünmemize yol açarken, olayların ana sebebini kaçırdığımızı düşünmeye fırsat dahi bulamıyoruz. Oysa, sorunu her bir olay temelinde münferiden düşünmek yerine, toplumsal alana yayıp biraz derin düşünerek her bir olayı değil, olayları bir arada ele alınca sorunun salt vahametini değil, önleyemesek de ana nedenine ulaşmış olabiliriz. Mesele salt çocuklar olmadığı gibi, salt Trump da değildir. Mesele şudur ki, bugün bilim ve teknolojide, rakibi olsa da, hiç değilse şimdilik en ileri iki ülkelerden biri olan ABD’nin başına Trump seçilebilmekte, Türkiye’de de çocuk yaştaki insanlarda suçluluk oranı yükselebilmektedir. Acaba iki kategori olayda bir ilişki ya da benzerlik var mı? Bir bakalım!

İlk bakışta, iki olayda, ya da olaylar kümesinde hemen hemen hiçbir benzerlik olmadığı düşüncesine kapılırız. Meseleler gerek oluşum düzeyleri, gerek hukuksal olarak sonuçları itibariyle derin farklılıklar gösterdiğinden farklı olaylar olarak ele alınmaktadır. Çocukların olayları suçluluk olarak ele alınırken, siyaseten cereyan eden olaylar ise politik olarak ele alınmakta, ya da hiç değilse, ülke ya da insan haklarına saldırı olarak görülmeyip, değersizleştirilmeden, hatta tam tersi vicdanımızda değerlendirilerek, hukuksal sonuçları itibariyle da farklı görülmektedir. Biri siyasi alanda eylem, diğeri ise bireysel alanda suç olarak mütalaa edilmektedir. Bunu burada bırakıp, şimdi de olaya bir başka açıdan bakalım.

Yine bu sütunlarda, 7 Ocak tarihinde “Zavallı Trump” başlıklı yazı ile huzurunuza gelmiştim. O yazıda ve bu yazıda Trump adını kullanmış olmam Trump’ı potansiyel suçlu örneği olarak topluma sunmak değildir. Peki, neden iki yazıda da isim olarak Trump seçildi sorusunu sorduğumuzda, yine eski yazıya gidip sebebi açık şekilde ortaya koyalım. Konuya Trump deli mi, şeklinde bir soru ile girdikten sonra, konuya şu açıklamayı getirmiştim: “..bu tartışmayı yaparken, hızla yayılan haber ve genel yargılara kapılıp, Trump’ın haydutça başka bir ülkenin liderini baskınla yatak odasında esir alarak kaçırdığı genel yargısına kapılmamamızı rica ediyorum….meseleyi Trump olarak değil de, Rosa Luxemburg’un şu ünlü ‘Ya Sosyalizm, Ya Barbarlık’ ifadesine sığınarak…nesnel dayanak........

© 12punto