menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Deep Throat’

73 0
27.07.2026

Başlığa bakıp da bunun Watergate skandalının ortaya çıkarılmasındaki ‘deep throat’ lakaplı gizli kaynak hakında bir siyasi tarih yazısı olacağını sananlar fena halde yanılıyorlar. Bunu baştan söyleyeyim dedim.

1970’lerin Amerika’sında en belirleyici keskin sosyolojik olay 10 yılın ilk yarısında yaşanan pornografik filmler furyasıdır. Deep Throat (1972),Behind the Green Door(1972), The Devil in Miss Jones(1973) The Opening of Misty Beethoven(1976) kısa süre içinde birbiri ardına gösterime girdi. Sanki porno endüstrisi daha farklı daha heyecanlı seks arzulayan kitleye ‘normal’ kabul edilen seksin resmi görünümü olan heteroseksüel ilişkinin üremeye yönelik pozisyonlarını yeniden dayatmaya çalışıyor gibiydi.

Şimdilerde New York’a gidenler bu dediğime inanamayacaklar -çünkü bugünlerde bölgenin tümü bir Disney masumiyetinin ve çocuk/aile kültürünün hakimiyetinde- ama bir zamanlar “Times-Square” dünya ahlaksızlığının gayri resmi başkenti gibiydi. Adım başında seks dükkanı ve genelev vardı. (Ben öğrencilik hayatımın önemli bölümünü bu bölgede yaşayarak geçirdim. Orada sokakta kaldırımda uyumuşluğum bile vardır).

Seks dışında her kategoriden serseri de sokakları işgal altında tutuyordu (görünüm Escape From New York filminden bir sahneye benziyordu). 

O günlerde bir gün bu meydandaki binaların üstünde büyük bir film ilanı ortaya çıktı. Yıl 1972’ydi ve yazarınız ilanın dikilmesini bizzat seyretme şerefine ulaşmıştı. Bölgedeki bir sinemada “Deep Throat” adlı bir film gösterilmeye başlanıyordu. Film pornografinin tanımını değiştirmek iddiasındaydı, nitekim bu da oldu. Filmden sonra çevredeki tüm seks dükkanları, tek kişilik kulübelerde gösterdikleri seks filmlerinin çoğunu  değiştirmek zorunda kaldılar. Daima gerçeğin, sadece gerçeğin arkasından koşmayı kendisine ilke edinmiş yazarınız, ilanı görür görmez filmi seyretmek için tabii ki yakındaki sinemadaydı. Daha sonra bütün seks dükkanlarındaki değişimi de bizzat inceledim iyi bir araştırmacı gazeteci olarak  tabii ki. 

O yıllarda o kadar gençtim ki sinemadan içeriye girebilmem için benden hüviyet bile istemişlerdi. Sinemanın adını da hatırlıyorum: “New Mature World Theatre.” Galiba o sinemada daha sonra........

© 10 Haber