Bodrum Antik Tiyatroda Carnegie Hall provasında her şarkı için ne düşündüm?
Geçen hafta Arzuhan ve Mehmet Ali Yalçındağ’ın evinde bir yemeğe davetliydim.
İş dünyasının önde gelen üç isimi de masadaydı.
Semahat Arsel, Rahmi Koç ve Aydın Doğan ve eşi Sema Doğan…
Davetliler arasında Türkiye’nin en popüler tenoru Murat Karahan da vardı.
Onunla son defa Aydın Doğan’ın 90’ıncı Yaş gününde Cannes şehrinde sohbet etmiştik.
Orada bana 2026 ve 27’deki programını anlatmıştı.
Cumartesi akşamı New York’un provası olacak
Bu Kasım ayında New York’un ünlü salonu Carnegie Hall’da bir konserleri varmış. O konserin bir tekrarını da Viyana’da yapacaklarmış.
Yalçındağ’ın evinde, “Bu Cumartesi Bodrum Antik Tiyatro’da işte o iki konserin provasını yapacağız” dedi.
58 yıldan beri ilk defa Bodrum Antik Tiyatroda konser izledim
Bodrum’a ilk kez 1968 yılında gittim.
Demek ki 58 yıl olmuş.
Geçen Cumartesi ilk defa o tarihi mekanda bir konser izledim.
O “Prova” dedi ama bana göre New York ve Viyana konserlerinin bir anlamda “Premieri” gibiydi.
İyi bir arya ve opera izleyicisi olarak bu konseri nasıl buldum, kendi gözümden anlatayım.
Soprano, Dua Lipa gibi Balkan kökenli İngiliz
Sahnede Limak Filarmoni Orkestrası vardı.
Şef Darko Butorac’tı.
Limak ve Karahan, konserlerine yeni bir soprano ile devam ediyor.
Tamara Radjenovic…
Radjenovic’i sahnede ilk kez izliyorum.
Bizim bölgemizden bir sanatçı. İngiliz-Karadağlı.
Yani bir Kosova Arnavut’u olan İngiliz Dua Lipa gibi o da Balkanlardan bir ses.
Montserrat Caballe’nin son öğrencilerinden
İngiltere’nin prestijli okulu Royal College of Music mezunu.
Onu benim gözümde önemli yapan özelliklerinden biri de Montserrat Cabale’nin son öğrencilerinden biri oluşu.
Spotify’da operadan çok, “Parla piu piano” ve “Cinema Paradiso” gibi popüler şarkılarla tanınıyor.
Çok güzel bir kadın. Her parça için sahneye farklı bir elbise ile çıktı.
Hepsini de çok iyi taşıyordu.
Radjanovic’in annesi ve babası da konserdeydi.
İkisi de çok genç görünen insanlar. Baba çok yakışıklı, anne kızından da güzeldi.
Zefirelli’nin yönettiği Il Travatore’de sahne alan bir Türk tenoru
Buna karşılık Murat Karahan bütün şarkılarını beyaz bir takım elbise içinde söyledi…
Yakası açık beyaz bir gömlekle Bodrum sahnesine yakıştı.
Bence iyi bir ikili olmuşlar.
Murat Karahan dünya klasmanında bir tenor. Sadece, Zefirelli’nin yönettiği “Il Travore’de” sahne aldığını söylesem yeterli olur sanırım.
“Bu konser Carnegie Hall ve Viyana’nın provası” dediği için konseri de bu gözle ve kulakla izledim.
İşte bu Prova gecesi ile ilgili raporum…
Şu iki arya rahatlıkla New York repertuvarına girer
Murat Karahan, konserin ilk bölümünde Puccini’nin Turandot operasından ‘Nessun dorma’ ve La fanciulla del West operasından ‘Ch’ella mi creda libero e lontano’ aryalarını söyledi.
Bence Carnegie Hall’da da rahatlıkla söylenecek şarkılar.
Canta Pe’me’nin yerine ‘Turna A Surriente’ daha mı iyi olur?
Sonra Ernesto De Curtis’in ‘Canta pe’ me’sini’ söyledi.
“Canzone Napoletana” (Napoliten şarkı) geleneğinin en güzel örneklerinden biri.
Çok da severim ama New York gibi İtalyan nüfusun güçlü olduğu bir şehirde bu mu yoksa “Torna a Surriento mu” daha iyi gider diye sordum kendime.
Sopranos dizisinin yeri New Jersey’den gelecek Türklere hangi şarkıları söylemeli?
Murat Karahan benim de çok sevdiğim İtalyan Tenor Roberto Alagna’nın iyi dostudur.
Mesela New York’da onun “Melana’sını” söylese nasıl olurdu.
Covid’den beri New York’da arkadaşların bir araya toplanıp “Sopranos” dizisini seyretmesi moda oldu.
Dizi Kuzey New Jersey’de geçiyor. Burası Türklerin de yoğun olduğu bir bölge. Yani konsere gelecek Türkler’de biraz Sopranos dizisi meraklısı vardır.
O Mio Babbino Caro’yu Callas değil Caballe tarzında söyledi, en büyük alkışı aldı
Tamara Radjenovic de Bizet’nin Carmen operasından ‘Habanera’ ve Verdi’nin La Traviata operasından........
