Bitexen Giresunspor’un en iyi yaptığı işlerden birisi ne diye sorsanız, cevabım maç başlangıçlarını iyi oynuyor olurdu. Nitekim yine sağlıklı ve dengeli bir başlangıç gördük Konyaspor karşısında. Tabiî ki burada esas konu bu doğru oyunu devam ettirebildiğin zaman diliminin ne kadar olduğu.

Konyaspor başlangıç olarak bekleyerek ve alan kapatarak başlamayı tercih edince, biz biraza daha cesaretlenerek ön alana çıkıp oynamayı hedeflemeye başladık. Hal böyle olunca da öne çıkan savunmamızın arkasındaki boşluklar alarm vermeye başladı. En somut örnek Ramon’ un arkasına atılan top ve yine aynı oyuncunun merkezde baskı yiyen Murat Cem’e oynayıp kaptırdığımız topla gelen pozisyonları verebiliriz.

Ön alan oyununun riskleriyle beraber avantajlarını da unutmamak gerek. Bu oyun ile yakalanan iki pozisyon, hele de güçlü bir rakip karşısında bu pozisyonları bulmak önemli bir detaydır. Ancak, pozisyonları olumlu sonuçlandırabilmek için kalitenin belirleyici detay olduğunu düşünüyorum.

İlk devrenin özetini geçecek olursak, rakibinden aşağıya kalmayan bir mücadele vardı takımımızda. Ancak, yeterlilik anlamındaki sıkıntılar fazlaca top kaybı yapmamıza sebep oldu. Topu ayağımızda tutamadığımız için de rakip kale önünde çok yoğunluk yaşatamadık. Konyaspor ise hocasının alışılmış sistemine bağlı kalarak dengeli oyundan vazgeçmemesi dikkatlerden kaçmadı.

Kazanılan ya da kaybedilen maçlardan sonra bireysel üzerinden gidilmesini çok doğru bulmam. Ama Alexis Perez deki dağınıklık ve konsantrasyon kaybından uzun süredir bahsettiğimi biliyorsunuz. Evet farklı meziyetlere sahip, sol ayaklı oluşu ve topu ön alandaki arkadaşının ayağına kullanabiliyor olması büyük bir artı. Ama pozisyon alırken yaptığı yanlışlar ve dağınık yapısıyla tek hamlelerdeki hataları başına ve başımıza büyük işler açıyor. Yerleşik düzende önünde markaj halindeki rakibin koşusuna cevap veremediğinde fileden alıyorsun. Ayağını gökyüzüne kaldırmak fayda etmiyor. Bu zaafın birazda konsantrasyon kaybından geldiğini düşünüyorum. Eğer ki transfer olabilmeyi kafasına takıyorsa bunu da büyük bir sorun olarak görüyorum.

Konyaspor bu ligde skor avantajını eline aldıktan sonra en rahat oynayan ekiplerden birisi. Nitekim golden sonra istedikleri gibi oynamaya başladılar. Oyunu yavaşlatmak, gerektiğinde hızlı atak yapmak, ayağa pas oyunu oynamak, arkaya kaçan oyuncuya uzun pas atmak.. Maç sonunda İlhan hoca ile sohbette sorduğumda oyun formatlarının temelinde topa sahip olmak olduğunun altını çizdi.

Tribünlerin desteği ile ön alanı zorlamaya uğraşmış olsak da ikinci devre bunda devamlılık sağlayamadık. Bekler ve önlerindeki oyuncuların üretkenlikten uzak olması atak olgunlaştırmamamızdaki etkenlerden birisiydi. Orta alanda Murat ve Mejia’nın pas oyununu oynayamaması oyun üstünlüğünü rakibe bırakmaya sebep oldu. Doğancan’ın yokları oynaması ve Riad Bajiç’ in top alabilmek adına orta alana yaklaşması ikinci devre rakibi zorlayamamamızdaki baş etkenlerdi.

Maçın hakemi ile alakalı herkesin bir yorumda bulunuyor. Bence hatalı kararlar vermesine rağmen, maçın skoruna ya da gidişatına etki edecek bir düdüğü olmamıştır. Ancak mücadelenin bu denli sert geçmesinin ve yaşanan tüm olayların baş sorumlusu çalmış olduğu düdüklerdir. Gözlemcinin vereceği puanı merakla beklemekteyim.

Özetleyecek olursak;

Mücadele futboldaki ana unsurlardandır, çok daha fazlasına ihtiyaç vardır.

İyi futbol KALİTELİ oyuncularla oynanır, kaliteli oyuncu takviyesi şarttır,

Birkaç maç bu lig için belirleyici olmaz, sabır ve destek şarttır,

Süper ligde oynuyor olmak önemli bir kariyerdir, bunun farkında olmak gerekir.

Ve son olarak futbolcusu, teknik ekibi ve çalışanları ile iyisiyle, kötüsüyle bu takım bizim takımımızdır. Destek olmak görevimizdir.

Kalın sağlıcakla…

QOSHE - BİREYSEL PERFORMANS VE KALİTE - Mete Akkaya
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

BİREYSEL PERFORMANS VE KALİTE

1 2 16
06.09.2022

Bitexen Giresunspor’un en iyi yaptığı işlerden birisi ne diye sorsanız, cevabım maç başlangıçlarını iyi oynuyor olurdu. Nitekim yine sağlıklı ve dengeli bir başlangıç gördük Konyaspor karşısında. Tabiî ki burada esas konu bu doğru oyunu devam ettirebildiğin zaman diliminin ne kadar olduğu.

Konyaspor başlangıç olarak bekleyerek ve alan kapatarak başlamayı tercih edince, biz biraza daha cesaretlenerek ön alana çıkıp oynamayı hedeflemeye başladık. Hal böyle olunca da öne çıkan savunmamızın arkasındaki boşluklar alarm vermeye başladı. En somut örnek Ramon’ un arkasına atılan top ve yine aynı oyuncunun merkezde baskı yiyen Murat Cem’e oynayıp kaptırdığımız topla gelen pozisyonları verebiliriz.

Ön alan oyununun riskleriyle beraber avantajlarını da unutmamak gerek. Bu oyun ile yakalanan iki pozisyon, hele de güçlü bir rakip karşısında bu pozisyonları bulmak önemli bir detaydır. Ancak, pozisyonları olumlu sonuçlandırabilmek için kalitenin belirleyici detay olduğunu düşünüyorum.

İlk devrenin özetini geçecek olursak, rakibinden aşağıya kalmayan bir mücadele vardı takımımızda. Ancak, yeterlilik anlamındaki sıkıntılar fazlaca top kaybı yapmamıza sebep oldu. Topu ayağımızda tutamadığımız için de rakip kale önünde........

© Yeşilgiresun


Get it on Google Play