menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Belediyeler ve Yoksulluk Üzerine

6 1
yesterday

Demokratik ve Sosyal Belediyecilik üzerine düzenlenen Yerel Yönetimler Sempozyumunda bildiri sunulan konulardan söz etmeyi sürdürüyorum. Bu sefer, 11 Aralık 2025 günü “Sosyal Belediyecilik ve Refah Politikaları” oturumunda Meltem Karakuş ve Ömer Başer'in sunduğu “Yoksulluk ve Sosyal Yoksunluk” başlıklı bildirisini ele alacağım.
Ülkemizde gelir dağılımının bozuk olduğunu herkes dile getirmektedir. Çalışanların, ulusal gelirden çok az pay aldığını biliyoruz. Beşte birlik dilimlere göre en üsteki % 20'lik dilim gelirin yarısını alırken, en alttaki % 20'lik dilim, gelirin çok küçük bir kısmını almaktadır. Yoksulluğun yaygınlaştığı ve süreklilik kazandığı aşikârdır. Gerek merkezi yönetim, gerekse yerel yönetimler vatandaşlara, belde sakinlerine yardım yaparak oy devşirme hesabı yapmaktadır. Ama yardımların, yoksulluk sorununu çözmeye bir katkısı var mıdır? Yardımlar, yoksulluğu ortadan kaldırmamaktadır. İktidarın, yoksulluğu yok etmeyi değil, yönetmeyi hedeflediği sabittir. Yoksulluğu biliyoruz da “sosyal yoksunluk” ne ola ki?
***
Bildiride, “Yoksulluk: Darlık, fakirlik, eksiklik, yetersizlik gibi kavramlar ile açıklanabilmektedir. Peki, bu sayılan haller insanların hayatlarını toplumsal olarak ne kadar etkilemektedir? Yoksulluk düzeyi ile sosyal yoksunluk arasındaki ilişki nedir? Gittikçe belirginleşen küresel ve yerel eşitsizlikler karşısında toplumların gelişiminin devam edebilmesi için eşitsizliklerin dengelenmesine ve refah düzeyinin artırılmasına ihtiyaç vardır. Bu ihtiyacın yanı sıra sosyal yoksunluk için çok boyutlu çalışmalar yürütülmelidir. Sosyal Yoksunluk kavramı: Kişinin yoksulluk, ayrımcılık veya diğer dezavantajlar nedeniyle toplumun kaynaklarına sınırlı erişimin olması durumu veya yeterli sosyal deneyim fırsatının olmaması........

© Yeşilgiresun