Nasrettin Hoca fıkrası gibi iş...
Kadim kültürümüzün eşsiz bir unsuru olan Nasrettin hoca fıkraları insan tamahını ve zaaflarını dahice eleştiren anlatılar içerir, aşağıdaki fıkra da bu gibi durumların eşsiz bir örneğidir.
Nasrettin Hoca bir gün komşusundan büyük bir kazanı ödünç ister. Komşusu da memnuniyetle kazanı verir. Hoca işini bitirdikten sonra, kazanın içine küçük bir tencere koyarak komşusuna geri götürür.
Komşusu tencereyi görünce şaşırır: - "Hoca efendi, bu tencere nedir?" diye sorar. Hoca büyük bir ciddiyetle cevap verir: - "Gözün aydın komşu, senin kazan bizdeyken doğurdu! Bu da onun yavrusu."
Komşusu bu işe çok sevinir. İşin mantıksızlığını hiç sorgulamadan, "Hoca haklıdır" diyerek tencereyi seve seve kabul eder.
Aradan zaman geçer, Hoca bir gün komşusundan kazanı tekrar ödünç ister. Komşusu, yine doğurur umuduyla kazanı bu kez daha da büyük bir hevesle Hoca'ya verir. Ancak aradan haftalar geçmesine rağmen Hoca kazanı geri getirmez.
En sonunda beklemekten usanan komşu Hoca’nın kapısına dayanır: - "Hoca, bizim kazan ne oldu? Epey zaman geçti, geri getirmedin" der. Hoca üzgün ve mahcup bir yüz ifadesiyle iç geçirir: - "Ah........
